28 Ekim 2013 Pazartesi

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!





CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Cumhuriyet Bayramımızı bayrak ile karşılamak en uygunu olacaktır.

Devletimiz nice nice kuruluş yılları kutlasın!

Allah, milletimize ve devletimize zeval vermesin!

Her bayramın her yönden uyanışımıza vesile olmasını dilerim!

Her bayram milletimize hayırlar getirsin!

Her bayram bütün gençlerimizin ve öğrencilerimizin daha da umutlu olmasını sağlasın!

Her bayram yöneticilerimizin daha akıllı, düşünceli, insaflı, ahlaklı ve edepli olmalarına vesile olsun!

Bayramlarımız hakiki bayram olsun!

Bilgili, edepli, ahlaklı, insaflı, maharetli, tecrübeli ve ülkesinin geleceğini düşünen kişileri yönetici olarak seçmek için, Allah hepimize feraset ve bilgi ihsan etsin!

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun!

Harun Anay/29.10.2013.
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
 twitter.com/HarunAnay
----

27 Ekim 2013 Pazar

Felsefe ARAŞTIRMALARINDA AKADEMİK HIRSIZLIK VAR MIDIR?

Felsefe ARAŞTIRMALARINDA AKADEMİK HIRSIZLIK VAR MIDIR?

Türkiye’de, toplum bilimlerinde ve özellikle de ilahiyat alanında yapılan araştırmalardaki AHLAK İHLALLERİ’ni ve İNTİHALLER’i (:akedemik hırsızlık) şu ileti adresime bildirmenizi rica ediyorum:

ahlakugruna@gmail.com

Daha iyi bir ülke için sizler de katkıda bulunabilirsiniz.

Gönderdiğiniz iletilerde (e-maillerde):

1-Kimin, hangi çalışmasında, hangi şahsın hangi çalışmasından intihal yaptığını kitap veya makalenin tam künyelerini yazarak lütfen belirtiniz (yazar isimleri ve soyadları, kitap isimleri, baskı yerleri, baskı tarihleri, yayınevleri veya matbaaları, ciltleri ve sayfa numaraları);

2-Eğer mümkünse, intihal yapılan metnin ilgili sayfaları ile birlikte intihal yapan kişinin ilgili çalışmasının sayfalarını PDF olarak göndermeniz önemle rica olunur;

3-Hiç olmazsa intihalin söz konusu olduğu çalışmaların SAYFA NUMARALARINI lütfen belirtmeyi unutmayınız;

4-İntihalin dışındaki ahlak ihlalleri hakkında bilginiz varsa, lütfen ilgili kişileri ve olayları yazdıktan sonra konuyu anlamama yardımcı olacak bilgi ve belgeleri de ekleyiniz;

5-İletiyi gönderirken hakiki isminizi yazmanız tercih olunur. Bu durumda, bilgi veren kişinin ismi KESİNLİKLE GİZLİ TUTULACAKTIR. Hiçbir zaman bu isim açıklanmayacaktır;

6-Hakiki isminizi yazmayı bir sebeple sakıncalı bulursanız, KİMLİĞİNİZİ AÇIKLAMADAN DA KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER vererek ve BELGELER göndererek BANA YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ;

7-Uygun gördüğüm bir zamanda, kendi bilgi ve tespitlerim ile sizlerin ulaştırdığı bilgilere dayanarak bilim ahlakını ihlal edenler ve intihalciler hakkında seri yazılar yazmak istiyorum. BU YAZILARI DA YİNE KENDİ ADIMLA YAZACAĞIM. Dolayısıyla gönderdiğiniz bilgilerin ve belgelerin, benim açımdan hiçbir kesinliği yoktur; onlar SADECE ÖN BİLGİLENDİRME KABİLİNDEN değeri haizdir. İlgili çalışmaları inceleyip nihai kararı verdikten sonra, yazılarımı yayımlamayı düşünmekteyim. Böyle olunca da, yazdığım yazılarda herhangi bir sorumluluk altına girmeyeceğiniz gibi, böyle bilgiler ve belgeler ulaştırdığınızdan dolayı herhangi bir hak talebiniz de söz konusu olmayacaktır.

Daha iyi bir ülkeye kavuşmamız için desteklerinizi esirgemeyeceğinizi umar, yardımlarınız için şimdiden teşekkür eder saygılarımı sunarım.

Harun Anay/27.10.2013.
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
 twitter.com/HarunAnay
----

25 Ekim 2013 Cuma

ANKARA İLAHİYAT'A DAİR


ANKARA İLAHİYAT'A DAİR

Vaktiyle Marmara İlahiyat öğrencilerinin kurup işletttiği ve bir süredir sessizliğe gömülen 'e-ilahiyat' internet sitesine Ankara İlahiyat ile ilgili yazdığım kısa yazıyı aşağıda dikkatlerinize sunuyorum: 


"Bir efsanedir Ankara İlahiyat. Farklıdır, bir tanedir, içinde olanların balık misali kıymetini bilmediği dışardakilerin hep imrendiği bir anka kuşu gibidir. Türkiye'nin geleneği olan, kimlik verebilen tek ilahiyat fakültesidir.Her yaz 'tavaf' ettiğim, taşı duvarıyla konuştuğum evimdir. Tatlıdır, şekerdir, ama biraz da soğuktur.

Pekçok ilk bilgiyi öğrendiğim kütüphanesi benim kutsal yerlerimden biridir. Kitaplarının çoğu bana, ben de onlara aşinayımdır. Dergi kolleksiyonu bazı bakımlardan yeganedir. Lisans döneminde iken Ezher, Risale, Menar vb. dergi kolleksiyonlarından büyük bir kısmını taradığım bir yerdir. Yazma okumaya bu kütüphade başladım. Katip Çelebi'nin Mizanü'l-Hakk adlı eserinin el yazmasını burada okudum. Bu eseri okurken sufilerden bahsederken 'Hakk hakk hakk derken bir müddet sonra vak vak vak vak demeye başladılar' mealindeki cümleyi önce çözemedim, sonra anlayınca katıla katıla güldüm. Attığım kahkahayı ve bu sırada kütüphanede bulunanların bana bakışını unutmam mümkün değil. Bu yüzden kütüphanede pencerinin önünde, duvarın dibindeki masaları hiç unutamam. Gidince biraz otururum orada. Onlarla hasbihal ederim.

Onlarca hocam ve arkadaşım var orada. Pekçok değerli bilgiyi onlardan öğrendim. Onlar benim hayatımı yönlendiren hocalarım, dostlarım. Hocaları, yetişmiş insanların koca bir ülkeyi nasıl etkileyebildiğine iyi bir örnektir. Eğer bilim adamı asaletini ve ahlakını görmek ve gözlemlemek isterseniz Ankara İlahiyat hocalarını dikkatle izlemenizi tavsiye ederim. Ankara İlahiyat Hocaları içinde şimdiye kadar hiç 'soytarı' çıkmamıştır. İçlerinde pek az 'ilmihal üleması' vardır. İlmini ve ahlakını paraya, pula satan az bulunur, belki de hiç yoktur.Şimdiye kadar bilimsel faaliyetlerinde ve öğrencileriyle ilişkilerinde para ve menfaati gözeten bir hocaya hiç rastlamadım. Pekçoğu kendi halinde, sessiz sakin ve vakur bir şekilde ilmi faaliyetlerini devam ettirirler.Bazıları ise kelimenin tam anlamıyla bir asalet timsalidirler.

Fakültenin önündeki ağaçlar ve çiçeklerle hatıralarım ise anlatmaya kıyamadığım kadar değerlidir benim için. Başkalarıyla paylaşmaktan fazla hoşlanmam. Kıskanırım. Ama orada bulunanların dekanlık girişindeki çiçekleri koklamamalarını isterdim. Çünkü onlar benim:)

Hülasa görülesi, sevilesi, okunulası bir yerdir Ankara İlahiyat."
Harun Anay/25.10.2013.
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---

24 Ekim 2013 Perşembe

BÖYYÜK DİN ALİMLERİNE!




BÖYYÜK DİN ALİMLERİNE!

Sayın ve Pek Mohterem Din Alimlerimiz!

İlahiyat Fakültelerinden mezun olan öğrencilerimiz ÖĞRETMEN OLAMIYORLAR. Bundan haberiniz var mı?

Sizin gibi BÖYYÜK alimlerimizin SULARIN AHKAMINI anlattıktan sonra biraz da bu konuyla ilgilenmelerini bekliyoruz. Ne buyurursunuz?

Sizin gibi BURNUNDAN KIL ALDIRMAYAN BÖYYÜKLERİMİZİN nasara yensuru mevzularına biraz ara verip ilahiyat mezunlarının öğretmenlik haklarını yeniden elde etmeleri için çaba harcamalarını bekliyoruz. BU KONUDAKİ DUYARSIZLIĞINIZDAN DOLAYI HİÇ İÇ SIKINTISI DUYMUYOR MUSUNUZ?

Din ticareti yaparak bütün torunlarının rahat bir şekilde yaşamalarını garanti eden sizin gibi böyyük alimlerimizin hortumculuğa ayırdıkları vaktin binde birini ilahiyat öğrencilerinin öğretmenlik hakkını elde etmelerine tahsis etmelerini beklemekte haksız mıyız?

Öteki dünyanın bileti cebinizdeymiş gibi ahkam kesiyorsunuz. İlgili kişilere birer bilet gönderseniz de ilahiyat öğrencilerine öğretmenlik haklarını geri verseler diye düşünüyorum. Önerimi kabul buyurur musunuz?

Çocuklarınızı ve yakınlarınızı kayırmacılıkla devlet kadrolarına yerleştirmekle meşgul olacağınıza biraz da ilahiyat öğrencilerinin sorunlarıyla meşgul olsanız, günah mı olur?

Yoksa, İlahiyat öğrencilerinin öğretmen olamamalarından memnun musunuz?

Yoksa, öğretmen olamayan ilahiyat öğrencilerinin ağınıza düşüceklerini umut ettiğiniz için mi hiç sesinizi çıkarmıyorsunuz?

Yoksa, 28 Şubat’ın tosunlarıyla gizli bir anlaşmanız mı var?

Yoksa, ilahiyat öğrencilerini KAFİR KABUL ETTİĞİNİZ İÇİN Mİ bu konularla hiç ilgilenmiyorsunuz?

Yoksa, İlahiyat fakültelerini ele geçirinceye kadar bu fakültelerden mezun olan öğrencilerin sorunlarıyla ilgilenmemeye yemin mi ettiniz?

Harun Anay/24.10.2013.
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---


23 Ekim 2013 Çarşamba

ATLANTİS DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (1-38)

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (1-38)

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (1-10)

1-SELAMUN ALEYKÜM: İşler nasıl, yolunacak gaz var mı?;

2-ALEYKÜM SELAM: İşler kesat, bir haftada sadece bir gaz geldi, onun da parası az;

3-FIKIHÇI: a-Çocuklarına, torunlarına ve akrabalarına kayırmacılıkla iş bulan din adamı; b-İctihat, ıslah ve ihya gibi kavramları istismar ederek meşhur olan abi; c-Atlantis ülkesinin en büyük intihalcisinin soyadı; d-Devlet memurluğundan emekli olmasına rağmen ‘Olayları protesto etmek için istifa ederek görevimden ayrıldım’ diye tafra atan fakih;

4-MÜCTEHİD: Rüşvet ve yolsuzluğun hangi hallerde günah olmayacağına dair görüş bildiren ilahiyatçı ve dindarımsı uzman;

5-SOHBET MECLİSİ: Rüşvet ve yolsuzluğun nerede ve nasıl yapılacağına dair kararların alındığı toplantı;

6-KADIN: a-Bütün Atlantis halkı adına ahlakî, dinî ve millî vazifeleri yerine getirmekle yükümlü dişi; b-Kendisi için namus ve şeref kavramlarının icat edildiği varlık; c-Bu görevlerine ilaveten gerektiğinde çocuk doğuran dişi; c-Tanrı’nın her yerde ve her an seks için kullanılmak üzere Atlantis erkeklerine bağışladığı dişi; d-Atlantis erkeklerinin yolsuzluk, hırsızlık ve yalanlarını gizlemekle görevlendirilmiş varlık;

7-YALAN SÖYLEMEK: a-Cennete ulaştıracak ana araç; b-Atlantis dindarımsılarının beşikten mezara kadar kullandıkları dini lafızlar silsilesinin ortak adı;

8-KAMU ARAZİSİ: Tanrı’nın sadece Atlantis dindarımsılarına tahsis ettiği ve mutlaka yağmalanması gereken ortak mülk;

9-ÇOK EVLİLİK: Atlantis dindarımsılarının dinlerini tebliğ ve yaygınlaştırmak için oluşturdukları ana kurumlardan biri;

10-METRES: Dine davet edilecek dişi;

Harun Anay/17.08.2013

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (11-20)

11- es-SELAMÜ ALEYKÜM: O kadar araya adam koyduk ve rüşvet verdik yine de ihaleyi bize vermemişler, öyle mi?

12- VE ALEYKÜM es-SELAM: Sorma! Şerefsizler hakkımızı yediler; Tanrı bu yaptıklarının cezasını bu dünyada olmazsa öteki dünyada mutlaka verir; ümitsiz olmanın bizim dinimizde yeri yoktur; öteki ihaleye bakalım;

13-VE ALEYKÜM es-SELAM ve RAHMETULLAHİ VE BEREKATÜHÜ: Banka Genel Müdürüyle dün bir yerde buluştuk, kredi ve teminat vereceğini ve o teminatla da ihaleyi alabileceğimizi söyledi; buna rağmen sözünde durmadı; ne günlere kaldık, bu dünyada kimseye güvenilmiyor; daha sağlam birini bulmamız lazım. Bu arada vakit geçiyor, ikindi tapınmasını kaçırmayalım;

14: DUA EDİN!: Falan yerdeki kamu arazisinin üzerine yapacağımız gökdelenle ilgili olarak bu akşam belediye başkanıyla görüşeceğim, başkana vermek için ben biraz para hazırladım sen de hazırlık yap!;

15: DUALAR MÜŞTEREK: Rüşvet parasını cebimizden vermeyelim, Şehri Güzelleştirme Vakfı’nın bütçesinden verebiliriz; verdiğimiz parayı da öğrencilere burs parasıymış gibi gösteririz; Atlantislilerin birbirleriyle yardımlaşması lazım;

16: ALLAH RAZI OLSUN!: Rüşvet ve yolsuzlukla aldığımız ihaleden elde edeceğimiz kazancın hepsini biz yemeyelim, bir kısmını ayırıp bir tapınak veya din öğretimi kursu yaptıralım; malum dindar insanın kazancının bir kısmını mutlaka hayır hizmetinde harcaması Tanrı’nın emridir;

17: ALLAH SİZDEN DE RAZI OLSUN!: Dediğine katılıyorum, bunu mutlaka yapalım. Çünkü dinimiz bize böyle emrediyor; hatırlattığın için teşekkür ederim.

18: ECMAÎN: Yalnız ihaleden elde ettiğimiz kazancın hepsini de tapınağa harcamayalım; bir kısmını çoluk çocuğumuz rızkı için harcamak da Tanrı’nın emridir. Dinimizin emirlerine hürmetsizlik etmeyelim, sonra işlerimiz düzgün gitmez. Bu arada, önümüzdeki ay yeni bir ihale var ona da topluca katılalım.

19: ZİKİR: Rüşvet ve yolsuzluktan hak ettikleri parayı alamadıkları için sızlananların okudukları dua;

20: ZİKİR HALKASI: Rüşvet ve yolsuzluktan hak ettikleri parayı alamadıkları için kızgınlıkla zaman zaman bir yerde toplanıp topluca beddua etmek;

Harun Anay/18.08.2013

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (21)

21-ÖĞRENCİ:

a-Her dindarımsının kendi partisine, cemaatına ve tarikatına kazandırmaya çalıştığı genç kız veya erkek;

b-Kendisine burs, ev veya yurt imkanı sağlanarak duyguları, düşünceleri ve inançları istismar edilen varlık;

c-Her dindarımsının kendi inançları doğrultusunda yetiştirmek için azami gayreti göstertiği iyi kalpli genç;

d-Her dindarımsının gelinim veya damadım olur mu acaba diye baktığı birey;

e-Her dindarımsı hocanın muhbir olarak kullandığı birey;

f-İsmi kullanılarak iyi niyetli vatandaşlardan para toplanılan varlık;

g-Her dindarımsının din adına özel işlerinde kullandığı birey;

h-Çağın ihtiyaçlarına göre öğrenmesi gerekenleri değil, dindarımsıların önceden tespit ettikleri saçma sapan programlara göre yetiştirilen genç;

ı-Dindarımsı çetelerin çizdikleri hayat ve iş programına göre yetiştirilen ve gelecekte de bu çetelere üye kabul edilmeye aday olan genç;

j-Dindarımsıların pis emellerini ne pahasına olursa olsun her daim savunmakla yükümlü genç;

k-Dindarımsıların belirlediklerinin dışında hiçbir şey okumamak, görmemek, seyretmemek, bilmemek, konuşmamak ve düşünmemek ile yükümlü genç;

l-Dindarımsıların sürekli aldattıkları, uyuttukları, morallerini bozdukları, gençlikleriyle oynadıkları ve hayatlarını mahvettikleri kız veya erkek;

m-Dindarımsıların kendi heva, heves ve emelleri uğruna hayatını mahvettikleri kız veya erkek;

n-Dindarımsıların sahte idealler, dostlar ve düşmanlar ile donatmaya çalıştıkları genç kız veya erkek;

o- Dindarımsılar tarafından düşünme melekeleri dumura uğratılmış genç kız veya erkek;

ö-Dindarımsılarca; güzellikten, zevkten, estetikten ve hayattan zevk alma duygusundan mahrum bırakılmış genç kız veya erkek.

Harun Anay/19.08.2013

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (22)

22-DİNDARIMSI HOCA (Dindarımsı üniversite hocası, özellikle ilahiyat hocası):
a-Evrim süreçlerini henüz tamamlamamış yaratık;

b-Aklı gelişmemiş, şeytani zekası ise İblis’e şapkasını ters giydirecek kadar ilerde olan yaratık;

c-Din istismarına doğuştan kabiliyetli insanımsı;

d-Öğrencilerine her türlü yalanı söyleyen, onları kendi menfaatları için kullanan, onlara kendi çetesine aday olan bir birey olmaktan başka bir değer yüklemeyen iki ayaklı yaratık;

e-Akademik hayatının hiçbir aşamasını hakkıyla elde etmemiş uzman;

f-Geçmişte ve halen ülkemize hizmet etmiş binlerce insanı değersizleştiren, onları takdir etmeyen ve hatta tahkir eden, buna karşılık kendisi ve çetesinin insanlık tarihinin en büyük bilim adamı, düşünür ve hayırseveri olduğu iddiasında bulunan adem oğlu veya kızı;

g-Her türlü kılıfa giren, her kıyafette görünebilen, kimliksiz ve kişiliksiz yaratık;

h-İntihal de dahil her türlü hırsızlığı din ve dine hizmet ile meşrulaştırabilen insanımsı;

ı-Fahişeye bakire, bakireye fahişe fetvası verebilecek kadar heva ve hevesinin esiri olmuş utanmaz;

j-Kasten, bilgiliye bilgisiz, bilgisize ise bilgili diyebilecek kadar kendinden geçmiş mecnun;

k-Bütün değer yargılarını kendi menfaatine göre ayaklar altına alabilecek kadar değersiz ve ahlaksız bireyimsi;

l-Bilimsel kavramları anlamsızlaştırıp öğrencilerimizi ve insanımızı düşünemez hale getiren baş düşman;

m-En temel dini nasları bile kendi menfaatine göre tahrif edebilecek kadar gözü dönmüş alçak;

n-Aklî melekeleri fazla gelişmemesine rağmen, herkesten çok daha akıllı olduğunu sanan ve çevresindeki herkesi de buna inandıran hâin;

o-Bütün hayatı ahlaksızlık, kayırmacılık, rüşvet, suistimal ve yolsuzlukla geçmesine rağmen çevresine kendisinin büyük bir ahlak ideali olduğunu kabul ettirebilecek kadar becerikli üstat;

ö-Yazılarında ve sözlerinde zerre miktarı hakikat olmamasına rağmen büyük düşünür olarak tafra satan ve buna insanları inandıracak kadar beceri gösteren memleket düşmanı;

p-En temel insani ve evrensel değerlere bile riayet etmeyen bilginimsi;

r-Hayatı boyunca dini değerler için ciddi denilebilecek hiçbir risk almamasına rağmen cephelerde savaşmış kahramanlardan çok daha fazla mağduriyet edebiyatı yapan utanmaz;

s-Her göreve, makama veya mevkie doğuştan kabiliyetli olduğunu iddia eden, onları elde etmek için yapmadığı şaklabanlık bırakmayan devlet ve millet düşmanı,

ş-Hiçbir konuda ciddi birikimi olmamasına rağmen her konuda büyük bilgi sahibi olduğunu insanlara yutturan şarlatan;

t-İki satır Osmanlı Türkçe’si metin okuyamamasına rağmen el yazması uzmanı ve arşiv üstadı geçinen ve bu konudaki siyasetleri belirlemeye çalışan arsız;

u-Öğrencilerini KIRK SENE ARAPÇA öğrenmekle mükellef tutan, buna rağmen öğretemeyen, öğretemeyince de öğrencilerini akıl ve zeka eksikliğiyle suçlayan beyinsiz;

ü-Kendi menfaatine olmayan hiçbir işte görev almamasına ve hiçkimseye katkıda bulunmamasına rağmen, memlekete herkesten çok hizmet etme iddiasında bulunan soytarı;

v-Yeryüzündeki bütün insanların kendisine hizmet etmekle yükümlü olduklarını sanacak kadar BEN’i azgınlaşmış haysiyetsiz;

y-Ülkemizin temel önceliklerini en son sıraya atmaya çalışan, en son sıralardaki sorunları ise en temel sorunlarmış gibi sunarak insanlarımızın zihinlerini bilim ve din adına bulandıran bayağı yaratık;

z-Ülkemizin en değerli insanlarını, sırf kendi menfaatine aykırı davrandıkları için, ZINDIK, KAFİR, FASIK ve MÜNAFIK gibi sıfatlarla yaftalayan utanmaz adam;

z-1: Daha önce yayımlanmış metinleri internetten indirip kendi adına yayımlama cür’etini ve utanmazlığını gösterecek kadar kudurmuş haysiyetsiz;

z-2: Dilimizi, tarihimizi, insanımızı, gençlerimizi, öğrencilerimizi, medeniyetimizi ve kültürümüzü küçümseyen en büyük millet ve din düşmanı;

z-3: Dine inanır görünmesine rağmen, dine ve dini değerlere en az inançsızlar kadar kayıtsız ve saygısız dindarımsı;

z-4: Ganimet paylaşımında en önde giden, külfetin kenarından tutmaya gelince en arkada duran menfaatperest psikopat;

z-5: Bütün yazıları onun bunun daha önce yazdıklarının özeti veya intihali olmasına rağmen ilk defa böyle lakırdılar ediyormuşcasına hava atan ve bizi onlara inandırmaya çalışan akıl düşmanı;

z-6: İnsanlık tarihinin bütün bilgilerini kuşattığı iddiasında olan gerçekte ise hayatının yüzde birini bile bilim ve düşünceye tahsis etmeyen sahtekar;

z-7: Gelenekçi olmasına rağmen geleneğe saygısız, dindar geçinmesine rağmen dine saygısız, millete saygılı görünmesine rağmen milletimizi küçümseyen, İslamcılık salatası yapmasına rağmen İslam’a saygısız, tarihimize hayranmış gibi numaralar çekmesine rağmen tarihimizi tahrif eden, ne Batı’yı ne de Doğu’yu bilen ama biliyormuş gibi gerdan kıvıran bilim ve düşünce düşmanı;

z-8: Kendi BEN’in dışında hiçkimseye vefası olmayan, çevresinde bin takla attığı insanları işi bitince bir kalemde silmekten çekinmeyen ve bunları da din adına yapacak kadar bayağılaşan insanımsı kadın veya erkek;

z-9: Hayatı boyunca iyi niyetli hayırseverlerin binbir emekle kazandığı rızıklarla geçinmesine rağmen kendisi hiç kimseye ne maddi ne de manevi yardımda bulunmayan asalak;

z-10: Binlerce kirli iş yapmasına rağmen bir kez bile pişmanlık duymayan, rezilliklerini erdem olarak sunan, kendisini insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en en büyük mücahidi, müctehidi, bilgini ve düşünürü olarak satan pis adam veya kadın.

----

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (23-28)

23-TÜRKÇE:

a-Dindarımsının gelişmemesi için her türlü mel’aneti işlediği cananımız;

b-Dindarımsının sürekli Arapça’nın saldırısına maruz bıraktığı asil delikanlı;

c-Dindarımsının, küçücük çocukların yanında bile küçümsediği mazum kız;

d-Dindarımsının hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığı idealimiz;

e-Dindarımsının saldırılarına karşı koymaktan yorulmuş vatanımız;

f-Dindarımsının ne bu dünyada ne de öteki dünyada yazı, konuşma, düşünce ve ifade aracı olarak kabul etmediği dilimiz;

g-En az Batıcı köleler kadar dindarımsının da kendisine savaş açtığı sevgilimiz;

24-ARAPÇA:

a-Dindarımsının putu;

b-Dindarımsının bu dünya ile yetinmeyip öteki dünyadaki varlıkların da iletişim aracı saydığı put;

c-Dindarımsının bütün zamanlarda ve her yerde Allah’ın kendi yaratıklarıyla iletişim aracı saydığı put;

d-Bütün bunlara rağmen dindarımsının en az bildiği dil;

e-Dindarımsının bir kelimesini bile dünyalara feda etmeye kalktığı iletişim aracı;

f-Dindarımsının Araplardan daha fazla bildiğini iddia ettiği lisan;

g-Dindarımsının gerektiği kadar ve en hızlı şekilde öğretilmesi için hiçbir katkısının olmadığı lisan;

h-Dindarımsının ülkemiz çocuklarının düşünme melelekelerini tahrip etmek için kullandığı araç;

ı-Dindarımsı ilim adamı taslaklarının en çok intihal yaptıkları lisan;

j-Dindarımsı İslam felsefecisi ve mantıkçıların bilmeden el yazması metin neşrettikleri dil;

25-İFTİRA:

a-Dindarımsının, kendisinin dışındaki herkesi susturmak ve dışlamak için din adına kullandığı en önemli silahlardan biri;

b-Dindarımsının, en büyük ibadeti;

c-Dindarımsının erdemsizliğinin ve din istismarcısı olduğunun en büyük delili;

d-Dindarımsının, kullanırken şehvetten zevk alır gibi kendinden geçtiği silah;

e-Dindarımsının, cennetin en yüce kısmına ulaşma vasıtası olarak gördüğü araç;

f-Dindarımsının en yüce mutluluğu;

g-Dindarımsının yapmaktan asla pişman olmadığı fiil;

h-Dindarımsının küçüklüğünden itibaren aldığı eğitim ve öğretimin özü;

ı-Dindarımsının bütün zamanlar ve kişiler için sınırsızca kullandığı tehlikeli silah;

j-Dindarımsının, hakiki dindarlar, din görevlileri, ilahiyatçılar ve namusuyla hayatını yaşamaya çalışan insanlar için kullandığı zikir;

k-Dindarımsı ilim adamcıklarının, namuslu siyasetçilere, şerefli idarecilere, hakiki ilim adamlarına, düşünürlere, araştırmacılara ve kendini yetiştirmeye çalışan öğrencilere hiç aman vermeden yönelttikleri silah;

26-PARA:

a-Dindarımsının nefret eder göründüğü araç;

b-Dindarımsının görünüşte her gün sövdüğü nimet;

c-Dindarımsının en çok sevdiği ve olmazsa olmazı olan araç;

d-Dindarımsının kendisinden başka kimseye layık görmediği dünyevi güzellik;

e-Dindarımsının uğruna kutsalları, dini metinleri ve din önderlerini sattığı sevgili;

f-Dindarımsının bütün dini nasları ayaklar altına alabileceği kızıl elma;

g-Dindarımsının gülümseme, gülme ve hayattan zevk alma aracı;

h-Dindarımsının hayatının gayesi;

ı-Dindarımsının uğruna her değeri feda edebileceği araç;

j-Dindarımsının bütün niyetlerinin, düşüncelerinin, kararlarının ve fiillerinin ana amacı;

k-Dindarımsının bütün dini ve milli değerleri tahrif edebilecek kadar üst düzeyde tuttuğu krallık tacı;

l-Dindarımsının ibadetlerinin başı, sonu ve ana amacı;

m-Dindarımsı öğretmen, din görevlisi, üniversite hocaları ve ilahiyat uzmanlarının nihai amacı, amaçların amacı;

27-UTANMA:

a-Dindarımsıda hiç bulunmayan erdem;

b-Az rüşvet yiyen ve yolsuzluk yapan dindarımsıların nadiren de olsa düçar oldukları hastalık;

c-Dindarımsının Allah karşısında bile zerresini hissetmedikleri duygu;

d-Dindarımsı din görevlileri, ilahiyatçılar, ilim adamcıkları ve sahte uzmanların, hırsızlık yaparken hissetmedikleri duygu;

e-Hırsızlıkları, yolsuzlukları ve haram fiilleri ortaya çıktığında bile dindarımsının semtine uğramayan misafir;

28-HACI YAĞI:

a-Dindarımsının ahlaksızlıklarından dolayı hasıl olan kokuyu bastırmak için sürdüğü koku;

b-Dindarımsının bütün ahlaki değerlerden üstün gördüğü lavanta;

c-Dindarımsının bir zerresini sürmeyi, bütün ahiret nimetlerine feda ettiği koku;

d-Dindarımsının rakı içenlere karşı geliştirdiği atom silahı;

e-Dindarımsı öğrencinin kopya çekerken yanına gözetmenler yaklaşamasın diye fazla miktarda sürdüğü koku;

f-Dindarımsının rüşvet almadan veya yolsuzluk yapmadan önce mutlaka sürdüğü koku;

g-Dindarımsının rüşvet ve yolsuzluk paralarını saydıktan sonra elini yıkadığı su;

h-Dindarımsı din görevlisinin parayla aşır tilavet etme veya mevlid okuma gibi haram fiilleri işledikten sonra bütün vücuduna sürdüğü koku;

Harun Anay/20.08.2013.

----

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (29)

29-AKADEMİK ÜNVAN (yüksek lisans, doktora, doçentlik ve profesörlük):

a-Dindarımsının doğuştan kendisini layık gördüğü ünvan;

b-Dindarımsının elde etmek için her türlü rüşveti, kayırmacılığı, suistimali, hırsızlık ve yolsuzluğu yaptığı ünvan;

c-Dindarımsının uğruna bütün değerleri feda edebileceği ünvan;

d-Dindarımsının elde edinceye kadar her türlü şaklabanlığı, yağcılığı ve bayağılığı yaptığı ünvan;

e-Dindarımsının hiç emek harcamadan elde etmeye çalıştığı ünvan;

f-Dindarımsının haksız bir şekilde elde ettikten sonra o ünvana sahip olmayanlara her türlü alçaklığı ve zulmü yaptığı temel utanmazlık silahlarından biri;

g-Dindarımsının temel kimliği, kendi adından önce karşısındakilere duyurduğu ünvan;

h-Dindarımsının evindeki tuvaletin ve banyonun kapısana bile yazdırdığı ünvan;

ı-Dindarımsının üst makamlarda bulunanlara, sermayedarlara ve siyasetçilere yaklaşmak için kullandığı en önemli araç;

j-Dindarımsının yükseldikçe alçaldığını gösteren ünvan;

k-Yenilerini aldıkça dindarımsıyı ahlaken daha fazla bayağılaştıran unvan;

l-Dindarımsının ahlaksızlığını gösterebilecek en temel ölçülerden biri;

m-Dindarımsının başkalarına tahakküm etmek için kullandığı silah;

n-Dindarımsının halkı kandırmak için arkasına sığında maske;

o-Dindarımsının bilim ve düşünce düşmanlığının bariz örneği;
Harun Anay/21.8.2013

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (30)

30-AKADEMİK KADRO:
a-Dindarımsının atalarından kalan miras;

b-Dindarımsının kafir, fasık ve dinsiz gördüğü değerli insanlara karşı mücadele meydanı;

c-Hakiki ilim ve düşünce adamlarını mahkum etmek, susturmak, düşündürtmemek ve toplum dışına itmek için dindarımsının kullandığı araç;

d-Dindarımsının ne pahasına olursa olsun elde etmeye çalıştığı ideal;

e-Dindarımsının parayla satın aldığı kadro;

f-Dindarımsının çoğu zaman hırsızlıklarla dolu uyduruk araştırmalarına bilimsel sıfatının verildiği yer;

g-Dindarımsının hiçbir bilimsel araştırma yapmadan birer birer elde ettiği kadro;

h-Dindarımsının ülkemizin düşünce hayatını zehirlemek için kullandığı kadro;

Harun Anay/21.8.2013,

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (31)

31-DİNDARIMSI ÖĞRETMEN (İlk ve orta öğretim, özellikle İmam Hatip Liseleri’ndeki dindarımsı öğretmenler):

a-Bazıları yılda bir kitap bile okumayan cahiller topluluğu;

b-Bazıları ise on yılda bir kitap bile okumayan bilim ve düşünce düşmanı;

c-Toplumun en cahilleri arasında yer almasına rağmen din ticaretiyle itibar kazanmaya çalışan varlık;

d-Öğrencilerinin düşünme melekelerinin gelişmesini değil kılık kıyafetlerinin kendi istediği gibi olması için elinden geleni yapan varlık;

e-Öğrencilerinde MERAK duygusunun gelişmesini değil, bu duygu varsa bile onu öldürmeyi amaç edinen bilim düşmanı;

f-Öğrencilerine asla layık olmayan insanımsı;

g-Kendisini yetiştirmek ve geliştirmek için hiçbir gayret sarfetmemesine rağmen devlet memurları içinde en yüksek maaşı almaya çalışan hırsız;

h-Mensup olduğu çetenin kitaplarını öğrencilerine satmak için elinden geleni yapan ve onları sınıfta bırakmakla tehdit eden utanmaz;

ı-Mensup olduğu çetenin büyüklerinin kusmuk kabilinden düşüncelerini öğrencilerine empoze eden insanımsı;

j-Kitap ve kütüphaneyi gördüğü zaman kuduz köpek görmüş gibi dehşete kapılan bireyimsi;
Harun Anay/21.8.2013

---
ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (32)

32-DİNDARIMSI DİN GÖREVLİSİ

a-Rüşvet, kayırmacılık ve yolsuzlukla göreve gelmiş dindarımsı;

b-Müslüman halkımızın inançlarını, alışkanlıklarını, tarihini, kabiliyetini, idealini, ahlakını, görgüsünü, masumiyetini ve tercihini küçümseyen zavallı;

c-Cemaatını yolunacak kaz gören sefil;

d-Her düşüncesi ve hareketiyle samimiyetsizlik nümunesi;

e- Allah rızasını yegane amaç olarak gören namuslu ve şerefli din görevlilerinin en büyük düşmanı;

f-Şerefli din görevlilerine her türlü iftirayı atan bayağı;

g-Dinimizi pratik siyasete ve kendi menfur çıkarlarına alet etmek için her yola başvuran Makyavelist;

h-Kitap ve kütüphaneyi görünce iğrenen cahillik heykeli;

ı-Her konuyu bildiğini sanan ükela;

j-Beş-on ayet ve hadis ile beş-on satır Arapça duadan başka hiçbir birikimi olmayan din tüccarı;

k-Düşünme melekeleri gelişmemiş insanımsı;

l-Mensup olduğu çetenin dogmalarını cemaatine ve onların çocuklarına tebliğ etmekle görevli rezil;

m-Paradan nefret eder görünmesine rağmen onu ilahlaştıran din düşmanı;

n-Cemaatla ilişkisi sadece para karşılığı aşır tilavet etmek ve mevlit okumaktan ibaret olan haram yeyici;

o-Utanmadan cemaatiyle mevlit okuma pazarlığı yapan sahtekar;

ö-Hak etmemesine rağmen her türlü göreve gözü kapalı talip olan ve ona ulaşmak için her türlü fırıldağı çeviren memleket düşmanı;

p-Ülkemizde görülen yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, akıldışılık, bilimdışılık, düşünce kısırlığı ve iç çatışmaların en büyük kaynaklarından biri;

r-Kendilerine büyük hürmet beslememiz gereken hakiki din görevlileri arasından mutlaka temizlenmesi gereken hastalık kaynağı;

s-Görev yaptığı yeri hizmet için değil haram paralarla zenginleşmek için kullanan hırsız;

ş-Ahlaksızlığı karakter haline getirdiği için kendisine benzer bayağıları savunmakla mükellef piyon;

t-Hakikat peşinde olanları iftiralarla karalayan pis erkek veya kadın;

u-Kendisi ahlaksız ve haram yeyici olmakla kalmayıp ülkemizin çocuklarını da bunlara alıştıran soysuz casus;

ü-Bilmemesine rağmen Arapça’yı Türkçe’den her bakımdan üstün görerek ırkçılığın mükemmel örneğini veren faşist;

v-Zehirlemenin dışında ülkemizin kültür hayatına hiçbir katkısı olmayan asalak;

y-Hutbede okuyacağı bir sayfalık metni bile düzgün okumaktan aciz cehalet ve tembellik abidesi;

z-Bütün ibadetlerini gösteriş için yapan iki yüzlü;

z-1-Ana görevlerini yapmayıp veya ihmal edip başka işler takip eden sahtekar;

z-2-Zengin sofralarının çanak yalayıcısı;

z-3-Her dönemde iktidar sahiplerinin âmin deyicisi;

z-4-Fakir sofralarını değil zengin sofralarını tercih ederek herkese kötü örnek olan dindarımsı;

z-5-Dinimizin, milletimizin ve ülkemizin en büyük ve amansız düşmanı;

z-6-Hac gibi kutsal ibadete bile rüşvet karıştıran ve kayırmacılıkla insanları hacca götüren hasta;

z-7-Yetmiş seksen yaşında insanlar beş-altı yıldır hac kuyruğunda beklerken bir yolunu bulup kendisi her yıl hacca giden, ya da güç sahiplerini her yıl hacca götüren mel’un;

z-8-Bütün dini değerleri ve kavramları menfaati için istismar ve tahrif eden din düşmanı;

z-9-Öğrenme ve ahlaki gelişim aşamaları tamamen durmuş akılsız yaratık;

z-10-Vicdanı, insafı, şefkati, değeri, utanması, dini, imanı, milliyeti, ırkı, vatanı, cinsiyeti, şerefi, namusu, izzeti nefsi, gururu, haysiyeti, saygısı, sevgisi, pişmanlığı, tövbesi, aklı ve iz’anı olmayan kudurmuş soysuz;

z-11-İnsanımızın doğumundan, çocukluğundan, ergenliğinden, gençliğinden, evliliğinden, hastalığından, başarı ve başarısızlıklarından, hastalıklarından, ölümünden ve öldükten sonrasından PARA KAZANMAYA ÇALIŞAN, her anımızı istismar eden ve haram para yeme aracı olarak kullanan kan emici;

z-12-Tarihi camilerimize ve içindeki değerli eşyalara sahip çıkmayan, onları çürümekle yüzyüze bırakan ya da onların çalınması için ortam hazırlayan tarih düşmanı;

z-13-Para kazanmak için katıldıkları hariç, hiçbir dini, ahlaki, ilmi, düşünsel ve toplumsal etkinliğin dışında göremeyeceğiniz gulyabani;

z-14-Yalan söylemeyi bir ibadet şevkiyle yapan dindarımsı;

z-15-Hiç kimsenin dinlemediği ve anlamadığı sözler sarfeden meczub;

z-16-Sahtekar dindarımsı fıkıhçının en yakın işbirlikçisi;

z-17-Ülkemize komunist rejim gelse bile onunla uzlaşabilecek karakterde olan ve dinimizi böyle bir rejimin istekleri doğrultusunda yorumlayabilecek kadar ilkesizlik sergileyen kadın veya erkek;

z-18-KENDİLERİNE GELECEĞİMİZİ, DİNİMİZİ, DÜŞÜNCEMİZİ, İLMİMİZİ, NESİLLERİMİZİ, ŞEREFİMİZİ ve AİLEMİZİ RAHATLIKLA EMANET EDEBİLECEĞİMİZ binlerce HAKİKİ VE SAMİMİ DİN GÖREVLİLERİNİN PUSU KURUCUSU ve AMAN VERMEZ DÜŞMANI;

z-19-Hülasa mel’un oğlu mel’un, Yezid Kızı Yezide;

z-20-Her müslümanın ve vatandaşımızın mutlaka teşhis etmesi ve ortadan kaldırmak için çalışması gereken vahşi;
Harun Anay/21.8.2013,

-----

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (33)

33-TÜRK:

a-Dindarımsının, duyduğunda tüylerini diken diken eden kelime;

b-Dindarımsı İslamcı’nın, her türlü nefretini kustuğu millet;

c-Dindarımsı tarafından yeryüzündeki bütün milletlerden daha aşağı görülen millet;

d-Dindarımsının, her türlü kötülüğü kendisine nispet ettiği aziz milletimiz;

e-Dindarımsının; dilini, kültürünü, medeniyetini, kılık kıyafetini, görünüşünü, soyunu, sopunu, tarihini, halini ve geleceğini din adına mahkum ettiği millet;

f-Dindarımsının; cehalet, utanmazlık ve azgınlığına en çok maruz kalan millet;

g-Dindarımsının, hiçbir hakka sahip olmayacak kadar aşağı gördüğü millet;

h-Dindarımsının, akla hayale gelmeyecek iftiralarına maruz kalmış millet;

ı-Dindarımsının, bilim kurumlarını tahrip ettiği millet;

j-Dindarımsının, asla taviz vermediği ARAP IRKÇILIĞININ KARŞISINA DÜŞMAN olarak yerleştirdiği millet;

k-Dindarımsının, yozlaşması için her türlü mel’anette bulunduğu millet;

l-Dindarımsının bütün çirkinliğine sabreden, buna rağmen ona kendisini sevdiremeyen millet;

m-Dindarımsı tarafından dini çalınan millet;

n-Dindarımsı tarafından düşünme melekeleri felc edilmeye çalışılan millet;

o-Dindarımsı tarafından her gün damarları kemirilen millet;

ö-Dindarımsının, en büyük düşmanlarından biri olan millet;

p-Dindarımsı tarafından bütün değerleri tahrip edilen millet;
Harun Anay/22.08.2013.

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (34)

34-TÜRK DÜNYASI:

1-Dindarımsı İslamcı’nın cehennemi;

2-Dindarımsı İslamcı’nın, Arapların tuvaletinden bile pis gördüğü bölge;

3-Dindarımsı İslamcı’nın aklına geldiğinde cehennem azabını bu dünyada iken yaşadığı bölge;

4-Dindarımsı İslamcı’nın en cahil olduğu vatan parçası;

5-Dindarımsı İslamcı’nın IRKÇILIK kılıfına sığınarak adını bile anmak istemediği sevgili;

6-Dindarımsı İslamcı’nın kendi IRKÇI ve FAŞİSTLİĞİNİ gizlemek için hedef tahtasına yerleştirdiği kutsal topraklar;

7-Dindarımsı İslamcı’nın zihninde en küçük bir yer bile edinemeyen bölge;

8-Dindarımsı İslamcı’nın onlarca yıldır iftiralarına, zulmüne ve gadrine uğramış bölge;

9-Dindarımsı İslamcı’nın din adına görmezden geldiği bölge;

10-Dindarımsı İslamcı’nın bütün günahlarını, rezilliklerini ve sefilliklerini temizlemek için kustuğu ata yurdu ve İslam medeniyetinin merkezlerinden biri;
Harun Anay/23.8.2013.

----

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (35)

35-Dindarımsı İSLAMCILIK:

35/1-İftihar ettiğimiz hakiki İslamcılık’tan mutlaka ayırt edilmesi gereken sahte fakat yaygın bir ideolojidir;

35/2-Dindarımsı İslamcılık, milletimizin baş belasıdır;

35/3-Dindarımsı İslamcılık, fikir yapısı itibariyle veledi zinadır;

35/4-Dindarımsı İslamcılık, ARAP IRKÇISIDIR;

35/5-Dindarımsı İslamcılık’ın bazı mensupları, Suudi Arabistan, Katar ve Küveyt gibi körfez ülkelerinin BESLEMELERİ’dir;

35/6-Dindarımsı İslamcılık’ın ciddiye alınabilecek hiç bir ahlak anlayışı yoktur;

35/7-Dindarımsı İslamcılık, menfaat için dini nasları tahrif etmekten asla çekinmez;

35/8-Dindarımsı İslamcılık, Arap Irkçısı olduğu için milletlerin dillerini, kültürleri, adetlerini, alışkanlıklarını, göreneklerini, kılık kıyafetlerini, medeniyetlerini ve geleneklerini küçümseyecek kadar bağnazdır;

35/9-Dindarımsı İslamcılık, akıldan ziyade garizi duygulara dayanır ve kullanır;

35/10-Dindarımsı İslamcılık, ülkemizde yolsuzluk ve hırsızlık gibi ahlaki hastalıkların en önemli kaynağıdır;

35/11-Dindarımsı İslamcılık, milletimizin maddi ve manevi gelişmesinin önündeki en önemli engellerden biridir;

35/12-Dindarımsı İslamcılık, benimsediği bilim, düşünce, ahlak, hukuk, adet, gelenek ve akide anlayışı itibariyle irticanın canlı örneğidir;

35/13-Dindarımsı İslamcılık, inançlarımızı kirletmeye ve insanımızı yozlaştırmaya çalışan ana düşmanlarımızdan biridir;

35/14-Dindarımsı İslamcılık, ülkemizde özgün İslam düşüncesi geliştirmenin önündeki ana engellerden biridir;

35/15-Dindarımsı İslamcılık, bilimsel gelişmeleri sürekli köstekler;

35/16-Dindarımsı İslamcılık, gerçeklerden kopuk hayali bir din, toplum ve insan anlayışı sunduğu için İslam’ın ana mesajlarını tamamen tersine çevirmektedir;

35/17-Dindarımsı İslamcılık, her ne kadar sırf çıkarlarına ulaşmak için demokrasiyi savunuyor görünse de, aslında despottur ve despotizmin ana kaynaklarından biridir;

35/18-Dindarımsı İslamcılık, dogmatizmi hakim kılmaya çalıştığı için eğitim sistemimize düşmandır;

35/19-Dindarımsı İslamcılık, her an terörizme kayabilecek zalim bir ideolojidir;

35/20-Dindarımsı İslamcılık, yüzeysel, bilim ve akıl dışı, değer ve din düşmanı bir ideolojidir;

35/21-Dindarımsı İslamcılık, takiyyeyi bütün alanlara ve zamanlara yaygınlaştırdığı için, ahlaksız bir vampirdir;

35/22-Dindarımsı İslamcılık, geçmişimizi karalayıp tahrif etmekle kalmayıp bu günümüzü ve geleceğimizi de karartmaya çalışmaktadır;

35/23-Dindarımsı İslamcılık, en büyük KADIN DÜŞMANIDIR ve ülkemizde kadınların karşılaştığı sorunların çoğuna fikrî ve fiilî destek vermektedir;

35/24-Asalak bir ideoloji olduğu için, Dindarımsı İslamcılık mensuplarının ülkemiz ilim, fikir, kültür ve sanat hayatına hiçbir katkısı bulunmamaktadır;

35/25-Dindarımsı İslamcılık, din hırsızıdır;

35/26-Dindarımsı İslamcılık, dindarımsı sahtekar fıkıhçılarla her zaman işbirliği yapa gelmiştir; bundan dolayı dindarımsı fıkıhçı ve dindarımsı İslamcı suç ortaklarıdırlar;

35/27-Dindarımsı İslamcılık, Tanrı inancımızı tahrif edip din adına Tanrı’yı bu dünyadan kovmaya çalıştığı için, ATEİZM’DEN DAHA TEHLİKELİDİR;

35/28-Dindarımsı İslamcılık, müslümanların her bakımdan örneği olan Hz. Muhammed’i kendisinin yetiştirdiği sahte liderlerden daha aşağı bir dereceye indirmeye çalışmaktadır;

35/29-Dindarımsı İslamcılık, bilim ve düşünce geleneğimizin tahripçisi ve düşmanıdır;

35/30-Dindarımsı İslamcılık, bir bütün olarak İslam medeniyetinin tamamının düşmanıdır; bu yüzden de bundan sonra ihya etmeye çalışacağımız yeni İslam medeniyetinin de önündeki tehlikeli engellerden biridir;

Harun Anay/24.8.2013.


---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (36)

36-Dindarımsı İSLAMCI:

36/1-Dindarımsı İslamcı’nın en büyük özelliği din istismarıdır; besmele çekmeden rüşvet parası saymaz, kurban kesmeden layık olmadığı makamları yağma etmez, kendileri gibi dindarımsılara yemek daveti vermeden yolsuzlukla ihale almaz, Kur’an-ı Kerim okutmadan yeni bir hırsızlığa başlamaz, yolsuzluklarını cami yaptırarak umre ya da hacca giderek temizlemek ister;

36/2-Dindarımsı İslamcı tekfircidir. Kendi sapık inançlarının dışındaki bütün dini inançları ve yorumları hiç tereddüt etmeden din dışına atar; kendisinin dışında kimseyi müslüman olarak görmeyecek kadar sapıktır; bu yüzden böyleleri konuşurken son derece dikkatli olmak mecburiyetimiz vardır. Söz gelimi hemen hemen her cümlesinde kullandığı ‘müslümanlar şöyle düşünür/ister/inanır’ ya da ‘müslümanların şu şu hakları vardır, hak talepleri vardır’ gibi cümlelerin özel anlamları vardır. Böyle cümlelerdeki ‘müslüman’ kelimesinin her zaman özel anlamda kullanıldığı ve sadece kendileri gibi düşünenlerin kastedildiği gözden ırak tutulmamalıdır;

36/3-Dindarımsı İslamcı’nın aklı gelişmemiştir; fakat zekası, şeytana üstatlık edecek kadar ileri düzeydedir. AYNI NİKAH SALONUNDA, AYNI ANDA ve MASADA yüz kadın/erkek İLE EVLENEBİLİR, BU KADINLARDAN/erkeklerden HEPSİNİ de ilk evliliğinin kendisiyle olduğuna inandırabilir ve hatta ilk göz ağrısının kendisi olduğuna bile ikna edebilir. ŞEYTAN OĞLU ŞEYTAN, İBLİS KIZI İBLİS’tir;

36/4-Dindarımsı İslamcı’nın hiçbir konuda derin bilgisi yoktur; sloganlarla düşünür. Bitmez tükenmez sloganları vardır; bir sloganın başarısız olduğu ortaya çıkarsa öteki sloganı devreye sokar; her sloganın içi boş olmasına rağmen, inanmaya devam eder, başkalarını da böyle saçmalıklara zorla inandırmaya çalışır; dindarımsı bilgin ve düşünür taslaklarından duyduğunuz AFORİZMA’ya benzer saçmalıkların büyük bir kısmı aynen böyledir; ayrıca dindarımsı bilim ve düşün adamı taslaklarının âyet ve hadisleri sık sık kullanmaları da bu kabildendir;

36/5-Dindarımsı İslamcı, eğer kadın ise, saçının bir tek telini kimseye göstermeyecek kadar mütedeyyin görünür; fakat ahlak ilkelerinin çoğunu gözünü kırpmadan çiğner, her türlü ihaneti teşebbüs eder, her çeşit ahlaksızlığı yapmasına rağmen sadece vücudunun bazı kısımlarını örterek sonsuza kadar cennette kalacağına inanacak kadar çıldırmış bir yaratıktır;

36/6-Dindarımsı İslamcı, eğer erkek ise, namazsız niyazsız biridir, fakat kadınların başını örtmesi gibi konularda herkesi şaşkına çevirecek kadar hassastır. Fakat, aynı kadınlar bir ülkenin bütün bütçesini çalsa onlarla iftihar eder; çevresindeki kadınların akıl almaz mel’unluklarını ayet ve hadislerden deliller getirerek meşrulaştırır;

36/7-Dindarımsı İslamcı, ilim ve düşünce hayatımızın en büyük virüslerinden biridir. İlim ve düşünceyi asla ciddiye almaz, kendisi bu konularda derinleşmez, derinleşmek isteyenleri engeller, bütün bilimsel ve düşünsel kavramların içini boşaltıp anlamsız hale getirir, akademik kadroları hırsızlık ve rüşvetle ele geçirir. BİR FAKÜLTEDEKİ bir tek dindarımsı İslamcı, BÜTÜN KURUMU çürütecek KADAR GÜÇLÜ PİSLİKLER YAYABİLİR. Ayrık otu gibidirler; küçücük bir parçası kısa zamanda, bütün tarlayı berbat edebilir;

36/8-Dindarımsı İslamcıların çoğunlukla konuşlandığı yerler; vakıflar, dernekler, cami veya Kur’an Kursu yaptırma dernekleri, İmam Hatip Liseleri, İlahiyat fakülteleri ve Diyanet’tir. Yerleştikleri bu değerli kurum ve kuruluşları yozlaştırmak, maksadından saptırıp kendi habis çıkarlarına hizmet eder hale getirmek için ne gerekiyorsa yaparlar. En çok işledikleri rezillik ise, memlekete hizmet etmek için samimiyetle çalışan insanlara iftira atmak, onların moralini bozmak, onları dinsizlikle suçlamak ve suç ortağı haline getirmektir;

36/9-Dindarımsı İslamcı’nın, kendisi ve çetesine yönelik habis duyguları hariç, insani denilebilecek hiç bir  duygusu gelişmemiştir. Bundan dolayı da yaptığı alçaklıklardan asla pişmanlık duymaz. İnsanlık tarihinin gördüğü en acımasız, en gaddar ve en utanmaz katilleri arasında yer alır;

36/10-Dindarımsı İslamcı; inançlarıyla, düşünceleriyle, ahlakıyla ve fiilleriyle, her bakımdan ve her zaman İslam medeniyetinin yozlaştırıcısı ve tahrip edicisidir. Elbette milletimizin de ana düşmanları arasında yer almalıdır.
Harun Anay/24.8.2013.

---

ATLANTİS ÜLKESİ DİNDARIMSILARININ DÜŞÜNCE SÖZLÜĞÜ (37)

37-FELSEFE (Dindarımsıya göre felsefe):

37/1-Felsefe, dindarımsının baş düşmanlarından biridir;

37/2-Bir kişinin dindarımsı olup olmadığını anlama ölçülerinden biri, felsefeye bakışıdır;

37/3-Dindarımsının hakkında içi boş sloganlardan başka hemen hemen hiçbir şey bilmediği ya da -dindarımsı felsefeci taslaklarının yaptığı gibi- bilse bile sürekli istismar ettiği ve maddi çıkarlarına ahlaksızca alet ettiği bir alandır;

37/4-Dindarımsının bilim ve düşünce düşmanlığının en iyi görülebileceği alanlardan biri felsefedir;

37/5-Dindarımsı, felsefeye düşmanlık yaparak bizim düşünme melekelerimizi felc etmek ister; kendisinin belirlediği alanların dışında insanların akıl yürütmemelerini arzu eder;

37/6-Dindarımsı önemli sayılabilecek bir medeniyet ve düşünce tarihi bilgisine sahip değildir; bu cahilliğine rağmen, felsefe düşmanlığı ile dine hizmet etmeyi amaç edinir, gerçekte ise doğrudan doğruya İslam düşüncesi düşmanlığı yapmaktadır;

37/7-Dindarımsıların felsefe düşmanlığının bizi nereye götüreceğine dair canlı örnekler vardır. Çoğu felsefe düşmanı olan Suudi Arabistan gibi körfez ülkeleri, ellerindeki trilyon dolarlara rağmen onlarca yıldır ne insanlığa ne de genel olarak İslam dünyasına bilim ve düşünce alanında özgün hiçbir katkıda bulunmamışlardır;

37/8-Bu örneklerden de açıkça anlaşılacağı üzere, dindarımsının felsefe düşmanlığı bizi Batı medeniyeti ve düşüncesi karşısında savunmasız bırakmaktadır;

37/9-Bu yüzden, dindarımsı bir bütün olarak İslam medeniyetinin de düşmanları arasında yer alır;

38/10-Bu özellikleri sebebiyle de dindarımsının felsefeye bakışı tam bir YOBAZLIK ÖRNEĞİDİR.

38/11-Dindarımsının felsefe aleyhinde ileri sürdüğü delillerin büyük bir kısmının hiçbir değeri yoktur; geçmişte yaşamış Gazzali Hazretleri gibi üstatların eleştirilerini kaldırsanız boş yavalerden başka çiğneyecek bir şeyi kalmaz;

38/12-Dindarımsının felsefe aleyhinde bulunmak için ileri sürdüğü ayet ve hadislerin tamamı kendi aleyhine de kullanılabilir. Bundan dolayı sefil amaçlarına hizmet etmesi için ayet ve hadislerin anlamlarını tahrif etmektedir;

38/13-Dindarımsının felsefeye karşı çıkma amaçlarından biri de, medenileşmemiş bir toplum arzu etmesidir; dolayısıyla da bizi yaşadığımız çağın dışına atmak istemektedir;

38/14-Dindarımsı felsefe düşmanlığında da, her konuda olduğu gibi, samimiyetsizdir. Söz gelimi, tarihi olarak ve hatta çoğu zaman günümüzde felsefeden ayrı düşünülemeyecek olan psikoloji ve sosyolojiyi bağrına basmasına rağmen felsefeyi dışlamaktadır. Ya da felsefeden psikoloji ve sosyoloji gibi alanların çatısı altında bol bol istifade etmektedir. Buna rağmen de felsefe düşmanlığını sürdürmektedir;

38/15-Bu kadar felsefeye düşman olmasına rağmen dindarımsının, ister İslam düşüncesi tarihi isterse genel olarak dünya düşüncesi göz önüne alınsın, FELSEFE ELEŞTİRİLERİ TARİHİNE HİÇBİR KATKISI BULUNMAMAKTADIR. Dindarımsının bu konuda söylediği sözler ve yazdığı karalamalar, boş laftan ve bağnazlık hırıldamalarından öteye geçen şeyler değildir;

Harun Anay/25.08.2013.
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---