17 Mart 2014 Pazartesi

DİN İle HÜKÜMET Ayrılırsa NO’LUR?




DİN İle HÜKÜMET Ayrılırsa NO’LUR?

Çağdaş Türk düşüncesinde LAİKLİK tartışmalarının tarihi, pek çok kişinin sandığının aksine, Cumhuriyet dönemiyle birlikte başlamamıştır. En azından 19. yüzyılın sonlarından itibaren bu konunun hep gündemimizde olduğunu biliyoruz.

Daha ortada Cumhuriyet döneminin başlarında, saltanat ile hilafetin ayrılması, hilafetin kaldırılması ve daha sonra da rejimin ana ilkelerinden biri olarak laikliğin benimsenmesi yok iken bile laiklik tartışılıyordu. İslamcıların en önemli dergisi olan Sırat-ı Müstakim Mecmuası’nda 1912 yılında yayımlanan bir haber bunun en güzel delillerinden biridir. ‘DİN İLE HÜKÜMET AYRILIRSA…’ başlığı altında yayımlanan haber, Eskişehir’de yayımlanan Hakikat Gazetesi’nden alıntılanmıştır. Dolayısıyla yazar adı mevcut değildir.

Haberin metni şu şekilde:

‘DİN İLE HÜKÜMET AYRILIRSA…’

‘Din ile hükümet birbirinden ayrılırsa neler olur? Evvelen makam-ı hilâfet İtalya’daki Papalık mevkiine iner, sonra da Türkiye’de ayrıca bir saltanat teessüs eder. Yani bir memlekette iki hükümdar, iki hükümet peyda olur. Bunlar ise aralarında nüfuz ve salahiyeti kardeş payı üleşip de hoşca geçinemezler, çünkü: mümkün olmaz. Her ikisinin de memleketde bir çok taraftarları bulunur, artık dinle hükümet kavgaya başlar!’

‘Hem bu kavga o kadar kanlı olur ki ma’azallah, tahayyülü bile tüyleri ürpertiyor! Bir müddet böyle birbirimizle boğuşuruz; tamamen tefrikaya düşdük, ve kuvvetten kaldık, parçalandık mı, haricdeki seyircilere her birimiz birer lokma oluruz! Harici bir kuvvetin başka, bir hükümetin gelib de bizi zabt etmesini, adeta canımıza minnet bilecek derecede canımızdan bıkarız’

‘Eskişehir-Hakikat’
----
Harun Anay/17.03.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.