İSLÂM Nazarında KADIN
‘KADIN-(Lâtif, bedî, rahim) gibi üç ism-i ilâhînin
mazharıdır. Feyzi bediîleri temâmen bu üç esmâ-i Sübhânidendir. Zâhiriî
inkişafları (Bedî’) ism-i celîlinin; Rûhî inkişafları (Lâtif, rahîm) Esmâi
Hüsnâsının mazharı tecelliyâtıdır’
‘Bir Millet erkekle terakki, fakat kadınla tekemmül
eder. Yuvayı, âileyi kadın kurar. Erkeği yuvaya, âileye kadın bağlar. Kadınsız
âile teşekkül etmez. Kadınsız erkek baştan karadır, noksandır, hüsrandadır.
Fakat erkeksiz kadın da dalâldir, buhran içindedir. (Yuva ve âile) temâmen
(Kadın) demektir; Çünki, yuvayı o kurar, âileyi o vücûde getirir. Âilesiz
cem’iyyet olamaz, olsa da kuvvet bulamaz, bulsa da hayâtı uzatamaz, yıkılır ve
ölür. Ordu Milletden, Millet âileden, âile yuvadan, yuva kadından ve kadın elinden
çıkar’
‘Eve nizâmı, intizâmı, âhengi kadın getirir. Dünyâya
zîneti, âdeme meziyyeti, beşere nesli, cihâna aşkı hep kadın verir. Bu böyle
olmakla berâber kadının sukûtu da cihânın sukûtu demektir. (İbtizâl), Kadını
düşürür, ihtilât katdının kıymetini indirir. Kadını pûse-i Âmmeye bırakmak,
evindeki bütün ahlâk ve meziyyetleri siler götürür. Yalnız bununla da kalmaz.
Erkeği sefâlete, Nesli akâmete, Evlâdı şenâate, Cem’iyyeti sefâlete sürükler.
Kadın hem i’tilâ, yükselişe; hem de sukûtta, düşüşe hem başlangıç, hem
müntehâdır..’
(Bakınız: Ali Tayyar, ‘İslâm Nazarında Kadın’,
İslâmın Nuru Dergisi, Sayı: 8, s.34, İstanbul-1951).
---
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.