KADINLAR, ÜNİVERSİTE’de
---
‘DÂRÜLFÜNÛN ve KADIN MESELESİ’
‘Son senelerde memleketin yaşadığı yenilikler ve
ıslahat hakkında bazan bir menba’, bazan bir müşevvik olan Dârülfünûn Edebiyat
Fakültesi, son müderrisin ictima’larından birinde, kadınlık meselesi etrafında
mühim bir karar almış, ve Dârülfünûn’da umuma açılmış serbest derslere Türk
kadınlarının da devamına müsaade etmiştir. Şimdiye kadar Türk kadınının hayata
girmesi ve memleketin ictimâiyâtında yalınız menfi değil aynı zamanda müsbet ve
fâil bir vazife görmesi artık herkesce anlaşılmışdır. Hatta fi’lî bir şekilde
bu yolda resmi ve gayrı resmî bir çok teşebbüsler de yapılmışdır. Bu itibar ile
Dârülfünûn’da verilen karar mahiyeten yeni bir fikir add olunamaz. Nitekim
irfân hayatında da kadınlarımız mekteblere, sultânîlere, hatta Dârülfünûn’a
girmeğe muvaffak olmuşdu; fakat bu sahada yalınız tedrîsî mahiyetde olan şeklin
haricinde bir tarz vardır ki bu eksikdi; o da sırf canlı irfan ve telkîncilik
noktasında resmî yardımdır. Husûsî müesseselerin epey eskiden beri takib
etdikleri bu tarza resmî makamlar teşebbüs etmemişlerdi. İşte Dârülfünûn’un
kararı bugün bu boşluğu doldurmuşdur. Her ne kadar bu karar üzerine bir az
evvel dediğimiz gibi ardık kadının memleketdeki vezâifi ile ictimâî hayata
girmesinden çıkacak netâyic hakkındaki umumi kanaatlara fazla bir şey ilave
etmek kabil değilse de fakülte kararının bize hatırlatdğı mühim bir nokta
vardır ki onu unutmamak lazımdır. O da kadınlık mes’elesi etrafında alınacak
tedbirler düşünüldüğü zaman kadın ve erkek bizde sun’îleşmiş olan başkalığına
mümkin olduğu kadar sür’atle nihayet vermek lüzumudur. Buna yegane çare ise
memleketin ruhları teşkil edecek, telkin yapacak ictimâî teşkilatı içinde
kadının da erkeğin geçdiği kanallardan geçmesidir. Ancak bu suretle kadın ile
erkek imkan nisbetinde müsâvî kıymetler kazanmağa yardım edecek muhite girmiş
bulunurlar; ancak o vakit kadınla erkekin daima karşı karşıya geldiği aile,
müessesât-ı hayriyye, memuriyet…gibi zümreler içinde âhengdâr bir tekâbül ve
müvâneset hasıl olur. İşte bu görüşden Dârülfünûn kararı mühim bir adım add
edilmelidir. Müderrisin Meclisi’nde bu meseleyi ortaya atanlarla kabul edenleri
tebrik ederiz’
(Bakınız: M (:MİM), ‘Dârülfünûn ve Kadın Meselesi’,
Türk Yurdu Mecmuası, Yıl: 7, Cilt: 14, Umumi Sayı: 152, Sayı: 2, İstanbul-1334/1918
miladi).
NOTLAR:
1-Makalede, yazar adı yerine ‘M. (:Mim)’ mahlası kullanılmıştır;
2-Türk Yurdu Dergisi, milliyetçi ideolojinin savunulduğu en önemli dergi
olup halen de yayımlanmaya devam edilmektedir;
3-Bazı kelimeler ve ifadeler:
Müşevvik: Teşvik edici;
Dârülfünûn: 1933’e kadar bizde üniversitenin adı;
Mâhiyeten: Mahiyet itibariyle, mahiyet olarak;
Sultani: Lise’lerin genel adı;
Müessesât-ı hayriyye: Hayır kurumları;
Âhengdâr: Âhenkli;
Tekâbül: Karşılaşma, yüzyüze gelme;
Müvâneset: Birlikte yaşama, birbirine alışma;
Add edilmek: Sayılmak, kabul edilmek;
Müderrisin Meclisi: Profesörler Meclisi, Kurulu;
----
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.