LAİKLİK Bize UYMAZ
Ülkemizde neşredilen İslamcı dergiler arasında, en
önemlisinin önceleri Sırat-ı Müstakim, daha sonra ise Sebilürreşad adıyla çıkan
dergi olduğu söylenebilir. Bu derginin en baştan itibaren özillikle işlediği
konulardan biri de din-devlet, din-siyaset ilişkisidir.
Aşağıdaki makale, Sebilürreşad Dergisi’nde 1950
yılında yayımlanmıştır. Baş kısmında belirtildiğine göre bu yazı, Milliyet
Gazetesi’nde İsmail Hakkı Danişmend (:İsmail Hami Danişmend?) (Ölümü: 1967) imzasıyla
çıkan makaleden alınmıştır.
Yazarın laiklikle görüşlerini bugün de hala pek çok
kişi savunmaktadır. İşin en ilginç tarafı ise, laikliği savunan ve uygulamak
isteyen kişilerin ana tezleriyle ilgili verdiği özet de yabancımız değildir. Bu
açıdan makale sanki bugün yazılmış gibi tazedir. Onlarca yıl sonra hala geçerli
görüşler ileri sürmek, yazarın marifeti midir, yoksa düşünce hayatımızın
perişanlığını mı gösterir sorularını unutmamalıyız.
Buyurunuz makaleyi birlikte okuyalım:
‘LÂİKLİK MİLLİ BÜNYEMİZE UYMAZ’
Yazan: İsmail Hami Danişmend (Milliyet Gazetesi’nde
çıkan makaleden)
‘İlk
mekteplere din derslerinin mecburi tutulması ‘lâiklik’ bahsini günün meselesi
haline getirdi. Din tedrisatının lâikliğe mugayir olmadığı veyahut mugayir
olduğu için anayasanın ihlâl edilmiş olduğu hakkında muhtelif mütalâalar
serdedildi.’
‘Siyasî
kültürümüzün henüz inkişaf etmemiş olmasından dolayı, o sahanın bütün dünyada
müteairife haline gelmiş birçok mefhumlar(ı) bizde şahsî telâkkiye göre
istendiği gibi tarif ve tefsir ediliyor. Bu halin en acıklı delillerinden biri
de işte şu lâiklik telâkkisindeki ihtilâflarda gösterilebilir. Bilhassa
tatbikatındaki aksaklıklarla tenakuzlar karşısında hayret etmemek kabil
değildir. Bu tatbikattan çıkarılabilecek resmî telâkkiler şöyle sıralanabilir:’
‘1-Lâiklik
demek, dinsizlik ye hâttâ din düşmanlığı demektir;’
‘2-Din
devlete karışamıyacağı halde devlet dine karışabilir;’
‘3-Lâiklik
demokrasinin en mühim şartıdır: Lâik olmıyan devlet demokrat değildir;’
‘4-Maarif
siyasetinde lâiklik demek materyalizm demektir: İşte bundan dolayı lâik terbiye
sisteminin ahlâkiyat ve maneviyat ile alâkası yoktur!’
‘Bu
tuhaf telâkkilerin hiçbiri doğru değildir: Kelimenin lügat mânası bakımından
Fransızcada (laique) demek. ‘Ruhanî’ mukabil ‘Cismanî’ demektir, din düşmanı
yahut dinsiz demek değildir. Bu bakımdan hıristiyanlıkta papaz olmıyan herkes
‘laique’ sayılır. Kelimenin siyasî mânası işte lügat mânasından çıkmıştır: 1877
denberi kullanılan (laicisme:lâiklik) tâbiri din ve devlet ayrılığı mânasına
gelir. Bu ayrılık mefhumunun ne dinsizlikle, ne din düşmanlığı ile, ne
materyalizmle, ne dini devlet emrine vermekle ve ne de demokrasi icabatiyle
hiçbir alâka ve münasebeti yoktur. Demokrasi tekmil yeryüzüne yayılmış olduğu
halde, bütün dünyada ancak birkaç lâik devlet vardır; meselâ hürriyetin beşiği
ve demokrasinin en eski vatanı sayılan Ingilterede lâiklik yoktur. Devletin
resmî dini ‘Anglikan’ mezhebidir. Lehistan Cumhuriyetinin resmî dini de
katolikliktir.’
‘Bizde
lâiklik hiçbir zaman tatbik edilememiştir ve edilmesi de milli bünyemiz
itibariyle kabil değildir. Fakat demokrasi ile lâikliğin hiçbir alâkası
olmadığına göre telaşı mucip hiçbir şey yoktur demektir. Bu gibi vaziyetlerde
bütün mesele, nazariye ve prensiple tatbikat ve icraat arasındaki tezada bir
çare bulmaktadır.’
(Bakınız:
İsmail Hami Danişmend, ‘Lâiklik Millî Bünyemize Uymaz’, Sebilürreşad Mecmuası,
Cilt: 4, Sayı: 88, s.205, İstanbul-1950).
---
Harun Anay/18.03.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.