19 Mart 2014 Çarşamba

LAİKLİK Bize UYMAZ




LAİKLİK Bize UYMAZ

Ülkemizde neşredilen İslamcı dergiler arasında, en önemlisinin önceleri Sırat-ı Müstakim, daha sonra ise Sebilürreşad adıyla çıkan dergi olduğu söylenebilir. Bu derginin en baştan itibaren özillikle işlediği konulardan biri de din-devlet, din-siyaset ilişkisidir.

Aşağıdaki makale, Sebilürreşad Dergisi’nde 1950 yılında yayımlanmıştır. Baş kısmında belirtildiğine göre bu yazı, Milliyet Gazetesi’nde İsmail Hakkı Danişmend (:İsmail Hami Danişmend?) (Ölümü: 1967) imzasıyla çıkan makaleden alınmıştır.

Yazarın laiklikle görüşlerini bugün de hala pek çok kişi savunmaktadır. İşin en ilginç tarafı ise, laikliği savunan ve uygulamak isteyen kişilerin ana tezleriyle ilgili verdiği özet de yabancımız değildir. Bu açıdan makale sanki bugün yazılmış gibi tazedir. Onlarca yıl sonra hala geçerli görüşler ileri sürmek, yazarın marifeti midir, yoksa düşünce hayatımızın perişanlığını mı gösterir sorularını unutmamalıyız.

Buyurunuz makaleyi birlikte okuyalım:

‘LÂİKLİK MİLLİ BÜNYEMİZE UYMAZ’

Yazan: İsmail Hami Danişmend (Milliyet Gazetesi’nde çıkan makaleden)

‘İlk mekteplere din derslerinin mecburi tutulması ‘lâiklik’ bahsini günün meselesi haline getirdi. Din tedrisatının lâikliğe mugayir olmadığı veyahut mugayir olduğu için anayasanın ihlâl edilmiş olduğu hakkında muhtelif mütalâalar serdedildi.’

‘Siyasî kültürümüzün henüz inkişaf etmemiş olmasından dolayı, o sahanın bütün dünyada müteairife haline gelmiş birçok mefhumlar(ı) bizde şahsî telâkkiye göre istendiği gibi tarif ve tefsir ediliyor. Bu halin en acıklı delillerinden biri de işte şu lâiklik telâkkisindeki ihtilâflarda gösterilebilir. Bilhassa tatbikatındaki aksaklıklarla tenakuzlar karşısında hayret etmemek kabil değildir. Bu tatbikattan çıkarılabilecek resmî telâkkiler şöyle sıralanabilir:’

‘1-Lâiklik demek, dinsizlik ye hâttâ din düşmanlığı demektir;’

‘2-Din devlete karışamıyacağı halde devlet dine karışabilir;’

‘3-Lâiklik demokrasinin en mühim şartıdır: Lâik olmıyan devlet demokrat değildir;’

‘4-Maarif siyasetinde lâiklik demek materyalizm demektir: İşte bundan dolayı lâik terbiye sisteminin ahlâkiyat ve maneviyat ile alâkası yoktur!’

‘Bu tuhaf telâkkilerin hiçbiri doğru değildir: Kelimenin lügat mânası bakımından Fransızcada (laique) demek. ‘Ruhanî’ mukabil ‘Cismanî’ demektir, din düşmanı yahut dinsiz demek değildir. Bu bakımdan hıristiyanlıkta papaz olmıyan herkes ‘laique’ sayılır. Kelimenin siyasî mânası işte lügat mânasından çıkmıştır: 1877 denberi kullanılan (laicisme:lâiklik) tâbiri din ve devlet ayrılığı mânasına gelir. Bu ayrılık mefhumunun ne dinsizlikle, ne din düşmanlığı ile, ne materyalizmle, ne dini devlet emrine vermekle ve ne de demokrasi icabatiyle hiçbir alâka ve münasebeti yoktur. Demokrasi tekmil yeryüzüne yayılmış olduğu halde, bütün dünyada ancak birkaç lâik devlet vardır; meselâ hürriyetin beşiği ve demokrasinin en eski vatanı sayılan Ingilterede lâiklik yoktur. Devletin resmî dini ‘Anglikan’ mezhebidir. Lehistan Cumhuriyetinin resmî dini de katolikliktir.’

‘Bizde lâiklik hiçbir zaman tatbik edilememiştir ve edilmesi de milli bünyemiz itibariyle kabil değildir. Fakat demokrasi ile lâikliğin hiçbir alâkası olmadığına göre telaşı mucip hiçbir şey yoktur demektir. Bu gibi vaziyetlerde bütün mesele, nazariye ve prensiple tatbikat ve icraat arasındaki tezada bir çare bulmaktadır.’

(Bakınız: İsmail Hami Danişmend, ‘Lâiklik Millî Bünyemize Uymaz’, Sebilürreşad Mecmuası, Cilt: 4, Sayı: 88, s.205, İstanbul-1950).
---
Harun Anay/18.03.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.