JAPONYA Yeryüzü CENNETİ’dir
Japonya ve Japon halkına olan sevgimi ve saygımı daha
önce yazmıştım. Sadece ben değil, genel olarak halkımızın Japonya ve Japonlara
karşı özel bir sevgi ve saygı duyduğunu ifade edebiliriz.
Japonya ve Japonlar hakkında Türkiye’de ve Türkçe’de yazılmış
pek çok övgü dolu yazı bulmak mümkündür. Bunlardan birinden örnekler vermek
istiyorum.
Eski harflerimizle yayımlanan Çocuk Ansiklopedisi’nde
1927 yılında yayımlanan, ‘JAPONYA DÜNYANIN YERYÜZÜNDE CENNETİDİR’ başlıklı
makale, bu konuda yazılanlara kafi miktarda örneklik teşkil edebilir.
Bakalım Japonya’nın yeryüzü cenneti olduğu nasıl
anlatılıyormuş:
‘JAPONYA DÜNYANIN YERYÜZÜNDE CENNETİDİR’
‘Japonya çok güzel ve sevimli bir memleketdir. Hele
ilkbaharda her taraf çiçeklendiği vakit emsalsiz manzaralar görülür. Bu
memlekette sık sık bayramlar olur, halk yeni çiçek açan ağaçları seyir için
kırlara dökülür. Bir çok adamlar leylak ve sünbül bağçelerinini görmek
maksadıyla kilometrelerce uzak mesafelerden, adeta mukaddes bir yeri ziyarete
gidiyorlarmış gibi, bir çok zahmete katlananarak gelirler. Garb’ın bağçelerini
süsleyen çiçeklerin birçoğu Japonya’dan gelmişdir…’
(Bakınız: ‘Japonya Dünyanın Yeryüzünde Cennetidir’,
Çocuk Ansiklopedesi, Cilt: 1, Cüz: 3, s.165, İstanbul-1927)
‘JAPONLAR NAMUS İÇİN İNTİHAR EDERLER’
‘Japonların eski derebeğlik zamanından kalma bir
adeti vardır. O da namus uğruna, yahud işlenen bir kabahati ödemek için
intihardır. Bu intihar tarzına HARAKİRİ derler. Fena bir hareketde bulunan
Japon ‘Harakiri’ yapmağa davet edilir ve bu zat, akrabası, dostları ortasında
yere çömelir ve ince keskin bir bıçak ile karnını deler. İmparatorun veya
asilzade sınıfından birinin ölümünde harakiri yapan Japonlar vardır…’
(Bakınız: ‘Japonya Dünyanın Yeryüzünde Cennetidir’,
Çocuk Ansiklopedesi, Cilt: 1, Cüz: 3, s.166, İstanbul-1927)
‘TAYFUN ve ZELZELELER MEMLEKETİ’
‘Hayata karşı Japonların bu kadar az merbut oluşunun
sebebini memlekette zelzeleler, volkanlar, tayfunlar gibi afetlerle nüfusun
daima kırılmasında aramalıdır. Japon denizlerini allak bullak eden tayfun
fırtınaları her sene binlerce kurban alır götürür. 1890 tarihinde Ertuğrul
isminde bir Türk gemisi de Japon Denizi’nde bir tayfunda batmış ve
mürettebatından pek az kişi kurtulmuşdu. 1896 zelzelesinde 27.000 kişi telef
oldu. 1923 zelzelesinde telefat bunun birkaç misli idi. Tokyo ve Yokohama
şehirleri harab oldu ve milyonlarca adam yersiz yurdsuz kaldı.’
(Bakınız: ‘Japonya Dünyanın Yeryüzünde Cennetidir’,
Çocuk Ansiklopedesi, Cilt: 1, Cüz: 3, s.167, İstanbul-1927)
‘JAPONLARIN DİNLERİ’
‘Japonya’da Buda dini, Hristiyanlık gibi dinler de
var ise de her Japon evvel emirde ‘ŞİNTO’ Dini’ne mensubdur. Bu din ölülere
hürmet, ecdada va aileye mehabbet ile ifade edilir. Bir Japon için aile ocağı
mukaddes bir ma’bed gibidir. Bütün Japon faziletinin menba’ı ecdadın hatırasına
olan bu hürmette saklıdır. Her Japon ailesine ihtiram ölülere perestiş,
ebeveyne hürmet ile mükelleftir. Dünyadaki çocuklar arasında en bahtiyarları
Japon çocuklarıdır denilebilir. Japonya’da babalar analar çocuklarını pek fazla
kazanıncaya kadar büyük bir itina ile büyütürler. Onlara, herkese karşı
terbiyeli ve nazik olmağı ve çalışmakda zevk bulmağı öğretirler. Japonya’da
arsız, yalnız kendini düşünen, somurtkan, tenbel çocuklara pek az tesadüf
edilir. Japonya’da çocuklara mahsus bayramlar da vardır. Kız çocukların için
ayrı, erkek çocuklar için ayrı bayramlar yaparlar. Bu bayram günlerinde bin
renkli kimonolar içinde çocuklar çiçeklere ve kelebeklere benzerler…’
(Bakınız: ‘Japonya Dünyanın Yeryüzünde Cennetidir’,
Çocuk Ansiklopedesi, Cilt: 1, Cüz: 3, s.170-171, İstanbul-1927)
---
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.