MİLLİ KÜTÜPHANE’de NE OLDU?
---
Aşağıdaki haberi lütfen
okuyunuz. MİLLİ KÜTÜPHANE'den hurda diye eserler satılmış. VAR MI DİYECEĞİ
OLAN?
---
Milli
Kütüphane'deki eser ve evraklar satılmış. Sorumlu kim? Tıs yok tıs. İşte böyle
böyle model ülke olduk, oluyoruz. Sadece bu olay bile pek çok kişinin kepaze
olmasına yeter, fakat kepaze olmak ahlaklı kişilerin başına gelebilecek bir
olaydır
---
Ülkemizde, ORYANTALİZM'e
saldıran veya onu eleştirenler SAMİMİ İSELER, Milli Kütüphane'den hurda diye
satılan kitaplara ne diyorlar?
---
İslam Medeniyeti'ni canlı
hale getirmeye dair nutuk atanlar samimi iseler, MİLLİ KÜTÜPHANE'den hurda diye
kitap satanlara ne diyorlar?
---
Cumhuriyet döneminin
başlarında arşivlerimizin ve el yazması eserlerimizin tahrip edilmesini ÖFKEYLE
ANLATANLAR, Milli Kütüphane'den kitap satanlara ne diyorlar?
---
Milli Kütüphane'den
kitaplar hurda diye satılmış. ŞU ANA KADAR KİMSE SORUMLULUK ÜSTLENMEDİ.
Siyasetçilerin hiç sorumluluğu yok?
---
Milli Kütüphane'deki
kitapları hurda diye satanlar, bundan sorumlu olanlar, NELERİ ve KİMLERİ
SATMAZ? Bundan da mı DIŞ DÜŞMANLAR SORUMLU?
----
Hayasız bir zihniyet var:
Geçmişimizi, şu anki
halimizi ve geleceğimizi karartmakla meşgul.
Milli Kütüphane'deki
kitapları hurda diye satanların ve en üst kadameye kadar bundan sorumlu
olanların şu ana kadar milletimizden özür dilememeleri bu hayasızlığın en açık
delilidir.
Buna rağmen EN VATANSEVER,
EN DİNDAR, EN KÜLTÜR VE MEDENİYET SEVER BİREYLERMİŞ GİBİ FİNK ATIYORLAR
ORTALIKTA
---
NERDE İLAHİYATÇILAR, edebiyatçılar,
tarihçiler, medeniyet severler, kültürcüler, akademisyenler, bilgin ve
düşünürler? MİLLİ KÜTÜPHANE'deki kitap ve belgeler hurda diye satılmış, HANIMLAR BEYLER NEREDESİNİZ?
---
Cahiliye dönemi atlarınının
kuyruklarındaki kıl sayısını saydıktan sonra, MİLLİ KÜTÜPHANE'deki kitapların
satılmasına sıra gelecek mi ey din uzmanları, İslam medeniyeti aşıkları?
---
Her konudan anlayan BAZI
TARİHÇİ, EDEBİYATÇI, İLAHİYATÇI, SİYASETÇİ, SOSYOLOG dostlarımız, MİLLİ
KÜTÜPHANE'den hurda diye satılan kitaplardan hiç mi hiç anlamıyorlar? SANKİ SAĞIR OLMUŞLAR,
SANKİ BAŞKA BİR ALEMDE YAŞIYORLAR, SANKİ KÖRLER, SANKİ AKILLARI DURMUŞ GİBİ.
---
Gece gündüz, Atatürk ve
İnönü'yü eleştiren tosunlarımız, MİLLİ KÜTÜPHANE'deki kitapların hurda diye
satılmasından da mı onlar sorumlu?
---
Herhangi
bir sorunla karşılaşınca TARİHTEKİ MEZHEP ve dini AKIMLARDAN hareketle
BENZETMELER yapmayı seven ve bu konuda büyük uzmanlıkları olan yiğitlerimiz,
MİLLİ KÜTÜPHANE'deki kitapların hurda diye satılmasını hangi mezhebe, tarikata
veya dini akıma ya da yönetici taifesine benzetecekler acaba?
Mesela
bu durum, MOĞALLARIN İSLAM DÜNYASINDA YAPTIKLARI TALANLARA BENZER Mİ ACABA?
Mesela,
Fırat ve Dicle'ye kitapları atıp bu iki nehrin rengini değiştiren Moğollar ile
şu anki halimiz arasında benzerlik kurulabilir mi acaba?
----
Harun Anay/15.03.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---
Milli Kütüphane’nin ‘hurda kâğıt’ diye sattığı eserler Anadolu Ajansı’nın arşivi çıktı
1500
ILE 1800’LÜ YILLAR ARASINDA BASILAN VE ÜZERINDE “MILLI KÜTÜPHANE’YE AITTIR”
DAMGASI BULUNAN ESERLER, 15-20 KURUŞA HURDA OLARAK SATILDI. NE VAR KI ESERLERIN
SADECE KAPAKLARINA 800 BIN TL ÖDEYENLER VAR.
ASLIHAN
AYDIN - ANKARA
10 Aralık 2013, Salı
Milli Kütüphane’deki
eserlerin ‘hurda kâğıt’ olarak satıldığı ortaya çıktı. 3 bin nadide eser ve
AA’ya ait bir kısım haber arşivini satın alan koleksiyoner, kopyalarını
bakanlık ile paylaşmaya hazır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı
Milli Kütüphane Başkanlığı, 2011 yılında Hurdasan aracılığı ile depolarında
bulunan 15 ton yazılı materyali ‘hurda kâğıt’ olarak sattı. Hurdayı 15 kuruşa
satın alan koleksiyoner, bunların 3 bin adet nadide eser ile Anadolu Ajansı’nın
(AA) 1938-1968 yıllarına ait bir kısım arşivi olduğunu tespit etti.
Milli Kütüphane depolarında
yılardır çürümeye bırakılmış önemli eserlerin olduğunun anlaşılması ile
başlayan skandal, tarihi eser değeri taşıyan eserlerin satıldığının anlaşılması
ile yeni bir boyuta taşındı. Alınan bilgilere göre, Kültür Bakanlığı’na bağlı
Konya Yazma Eser Kütüphanesi, koleksiyonuna katmak üzere nadir bir yazma eseri
bir sahaftan satın aldı. Eserin üzerinde “Milli Kütüphane’ye aittir” damgası
fark edildi. Kültür Bakanlığı harekete geçerek bünyesindeki Milli Kütüphane’den
böyle bir eserin ne şekilde çıkarıldığı araştırıldı. 2011’de, Milli Kütüphane’den
15 tona yakın yazılı materyalin ‘hurda kağıt’ olarak satıldığı ve birçok önemli
eserin de bu şekilde sahaf ve koleksiyonerlerin eline düştüğü anlaşıldı. 1500
ile 1800’lü yıllar arasında basılan 3 bin nadide eser ve Anadolu Ajansı’na ait
haber arşivini satın alan koleksiyonerle irtibata geçildi. Ayrıca Nisan 2013’te
bir müzayede düzenleyerek, aldığı nadir eserleri satan sahafa da ulaşıldı.
Yasal yollardan satın alındığı için eserleri geri vermeyi kabul etmeyen
koleksiyoner, kopyalarını ise bakanlık ile paylaşmaya hazır.
Müzayede açan sahaf da aralarında;
İbn-i Haldun’a ait Tercimi Mukaddime, Pontuslar tarafından 1913 yılında Yunanca
çıkarılmış Merzifon dergisi, Trabzon Tarihi isimli Yunanca olarak 1870’te
basılmış eseri, aynı şekilde 2011 yılında Milli Kütüphane’nin hurdaya ayırdığı
materyaller arasında bularak satın aldığını söyledi. Bunlar için daha sonra
müzayede açtığını ifade etti. Milli Kütüphane’den 15-20 kuruş gibi fiyatlarla
hurda olarak satılan eserlerin, sadece kapaklarına bile 800 bin TL ödeyen
meraklılar var. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’ten önceki dönemde satışı
yapılan eserlerle ilgili yasal adım atılamıyor. Ancak, Çelik’in direktifi ile
Milli Kütüphane’nin yeni yönetimi, bundan sonra kütüphanedeki tüm eserlerin
kayıt altına alınmasını kararlaştırdı.
----
147 ton kitap, kilosu 15 kuruştan satıldı
9 Aralık 2013
Milli Kütüphane tarafından Hurdasan’a gönderilen 147 ton kitap ve yazılı materyalin içinde tarihi çok eskiye dayanan yüzlerce nadide eserin sahaflara kilosu 15-50 kuruşa satıldığı ortaya çıktı.
MİLLİ
Kütüphane Başkanlığı’nda, önemli bir kültür ihmalinin yaşandığı ortaya çıktı.
Hurdasan’a gönderilen Milli Kütüphane’nin hurda deposundaki kaydı bulunmayan
147 ton kitap ve yazılı materyalin içinde, tarihi çok eskiye dayanan yüzlerce
nadide esere rastlandı. Hurdasan’ın yaptığı satışı yakından takip eden sahaf ve
koleksiyonerlerin, kitapları kilosu 15 ile 50 kuruş arasında satın alarak,
yüksek fiyatlara müzayedede sattıkları veya koleksiyonlarına kattıkları
belirlendi. Hürriyet, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in önceki gün Twitter
hesabından yaptığı “Milli Kütüphane’de pek çok eserle ilgili suç teşkil eden uygulamalar
tespit ettik” açıklamasında kastedilen suiistimali ortaya çıkardı. Buna göre
Bakan Çelik’in işaret ettiği suiistimaller, ilk olarak kütüphanenin bir idari
toplantısında fark edildi. Bu toplantıda, Milli Kütüphane mühürlü bir yazma
eserin Konya Yazma Eserler Başkanlığı’na satıldığı bilgisi alındı.
15 KURUŞA SATILDI
Yapılan
ilk araştırmada 2007’de döküm listesi olmayan, tasnifi yapılmayan 102 ton hurda
kitap ve yazılı materyalin, 11 kamyonla Hurdasan’a gönderildiği ve tutanak
karşılığında teslim edildiği belirlendi. 2011 yılında da yine 45 ton kitabın
15’er tonluk üç parti halinde Hurdasan’a gönderildiği tespit edildi. Teslim,
Hurdasan’ın tutanaklarına ise “Hurda kâğıtların bulunduğu depoların
kullanılacağı için acilen boşaltılması” şeklinde yansıdı. Hurdasan’ın farklı
zamanlarda satışa çıkardığı bu materyallere, sahaflar ve koleksiyonler büyük
ilgi gösterdi. Hatta bir koleksiyonerin kilogramı 15 ile 50 kuruş arasında
değişen fiyatlara satılan bu yayınlardan 15 ton aldığı dikkat çekti.
KÜTÜPHANE MÜHRÜ VAR
Hürriyet’in gittiği Ankara’daki
çeşitli sahaflarda da Milli Kütüphane mühürlü kitaplara rastlandı. 400 ile 1000
lira arasında satılan bu kitaplar arasında 1860’ta basılmış Hıristiyan
teolojisine göre yazılmış Ermenice bir kitaptan, 1800’lü yıllarda basılmış İzmir
baskılı yine Ermenice Balkan coğrafyasını anlatan bir diğerine; 1913 yılında
tek nüsha halinde Merzifon’da çıkan Yunanca ‘Pontus’ dergisine kadar pek çok
eser bulunuyor.
---
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.