ÜŞÜYORUM, ÜŞÜYORUM, ÜŞÜYORUM
--
‘TABİATIN KARŞISINDA’
‘Gök bu sabah kurşûnîler giymiş yine,
Nazlı güneş yine dargın sevdiğine!
Yine ufuk kararıyor, daralıyor,
Gözlerime bakacak yer az kalıyor…
Karşı dağlar alnına morlar bağlıyor,
Yükseklerde hicranlı bir ruh ağlıyor,
Damla damla serpiliyor göz yaşları;
Ağaçların yeşil örtülü başları
Titreşiyor ıslanmakdan korkar gibi…
Ta uzakta güzel Marmara’nın kalbi
Bu güneşsiz gök altında üzülüyor,
Dalga dalga kıyılara süzülüyor.
Bir peçeli kadın gibi kafeslerin
Arkasında bütün benliğini derin
Bir dikkatle örten siyah evler bile
Dalmış gibi bir karanlık tehayyüle.
Hızlı hızlı koşuyor bir ince rüzgar,
Dudağında soğuk, acı bir haber var,
O geçdigce gülün boynu bükülüyor,
Tabiatın yüreğine dökülüyor
Ölü doğan bir mevsimin bütün yası…
Bütün dünya bir ateşssiz kış odası!
Bir hülyanın baharından düşüyorum,
Üşüyorum, üşüyorum, üşüyorum…’
Mayıs 1333.
Celal Sahir (Erözan)
(Bakınız: Celal Sahir, ‘Tabiatın Karşısında’, Türk
Yurdu Mecmuası, Yıl: 6, Cilt: 12, Sayı: 8, 9 Haziran 1333).
----
Harun Anay/05.04.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.