30 Ağustos 2013 Cuma

GENÇ BİLİM ve DÜŞÜN İNSANLARINA ÖĞÜTLER




GENÇ BİLİM ve DÜŞÜN İNSANLARINA ÖĞÜTLER
1-İlerlemek istediğiniz alanın jargonlarını veya meşhur bazı ifadelerini mutlaka öğrenip kullanınız. ‘Bir sosyolog/felsefeci/ilahiyatçı/tarihçi/psikolog/fıkıhçı/hukukçu/iktisatçı (vs.) olarak kanaatim şudur ki..’ dediğiniz zaman çok etkili olursunuz. Sonra ne dediğiniz önemli değil. Mesela ‘Bir felsefeci olarak düşüncem şudur’ deyim sonra çobanların niçin kısa kollu giymesi gerektiğini anlatabilirsiniz. Sorun değil..
2-Bilim alanınızın kelimelerini ve kavramlarını yerli yersiz kullanmaktan çekinmeyiniz. Psişik, sistemik, epistemik, rü’yet-i hilal, istihsan, sosyometri, hazine-i evrak, sudur teorisi, kıyam bi nefsihi, tevhid, globalizasyon gibi kavramları dilinizden düşürmeyin..
3-Bilime ve düşünce alanında ahlaki değerin fazla yeri olmadığını bileceksiniz. Ahlak, kadın erkek ilişkileriyle alakalı bir kavramdır. Bilim ve siyaset gibi alanlarda esas olan başarı, makam ve güç elde etmektir. Bunlara sahip olursanız sizden daha bilgili bir âlim ve daha derin bir düşünür yoktur, asla olamaz. Tarihin gördüğü en büyük ahlak abidesi sizsiniz.
4-Bütün değerleri güç ilişkileri belirler. Güçlü olan haklıdır, daima haklıdır. Güçsüz, makamsız ve ünvansız kişilerden mümkün olduğu kadar uzaklaşınız.
5-İstediğiniz unvan, makam veya kadroyu elde edinceye kadar gücü elinde bulunduranı sık sık ziyaret edip ne gerekiyorsa yapınız ve söyleyiniz. Emelinize ulaşınca ona vurun tepiği gitsin.
6-Kadın iseniz cinsel konularda, erkek iseniz erkekliğe uymayacak meselelerde hassas olunuz. En azından kusurlarınızı başkaları bilmesin. Bunu başarırsanız ne yaptığınız ve ne söylediğiniz, kime nasıl ihanet ettiğiniz önemli değil. En ahlaklı ve mütedeyyin kişiler arasında sayılmanız muhakkaktır.
7-Kimsenin yüzüne hatasını söylemeyiniz, hiç kimsenin çalışmasını açıkça edebi dahilinde de olsa eleştirmeyiniz. Bunun yerine o kişinin aleyhinde her şeyi söyleyiniz, kendisiyle karşılaşırsanız yanağından öpünüz, acısı geçer.
8-Din ve dini değerler fakirler, güçsüzler ve kimsesizler içindir. Onun dışındakileri bunlara göre yargılamaya çalışmayınız. Mesela büyük makam sahibi birinin her gün yalan söylediğini duyarsanız konuyla ilgili ayetler aklınıza gelmesin.
9-Unutmayın! Büyük adamlar asla hata yapmaz. Bu yüzden kendinizden yaş, makam, mevki, para veya ilim bakımından ilerde olanların hata yapabileceği vehmine kapılmayınız. Siz de büyük adam olmak istiyorsanız aynen büyükleriniz gibi düşünmeli ve davranmalısınız.
10-İlahiyatçı iseniz, mutlaka ama mutlaka beş-on ayet ve hadisi anlamlarıyla birlikte ezberleyin. Onları nerede kullandığınız önemli değil, her an kullanıma hazır olsun.
11-Türkiye dışına çıktıysanız gittiğiniz (ya da gitmediğiniz) ülkelerle ilgili bazı hatıraları sık sık anlatın veya cümle arasına yerleştirin. Hatıraların size ait olması da şart değil, kendinize mal edebilirsiniz.
12-Batı dillerinden bazı kelime, kavram ve deyimler mutlaka her an kullanıma hazır olsun. Mesela: To be or not be. Yahut İngilizler buna şöyle derler kabilinden lafları öğrenin.
13-Alanınızın meşhur şahıslarını tanıdığınızı ihsas ettirin. Mesela Marx’ın mezarı benim kaldığım eve beş yüz kilometre yakındı, deseniz bile itibar kazanırsınız.
14-Konuşma ve yazılarınızda sık sık; bendeniz, acizane, fakirane, elimden bu kadar geldi, Peygamberimiz hasırda yatardı gibi tevazunuzu gösterecek ifadeler kullanın. Domuz kadar Ben’iniz de olsa fark etmez, bu ifadeler sizi herkese kabul ettirir.
15-Sülalenizden veya mensup olduğunuz etnik gruptan biriyle maddi veya manevi irtibat kurmaya çalışınız. Mesela Türkler büyük adamlar yetiştirdi ben de oğuz boyundan bir Türküm diyebilirsiniz. Yahut seyyid olduğunuzu vurgulayın, ya da Mevlana, Eyüp Sultan ve Hz. İbrahim Dergahı gibi yerlere yakın oturmak veya oralarla ilgili bir hatıra sahibi olmak her zaman sizi güçlendirir. Onuncu göbekten dedenizin nasara yensuru uzmanı bir mele olmasını unutmayın. Hele bir de hafız ise kaymaklı baklava olur.
16-Halen öğrenci iseniz, hocalarınızı yolunması gereken bir gaz gibi görmekten çekinmeyin. Onların çoğu da daha öncekileri yolmuşlardır. Doğa kanunu bu..Bu konuda herhangi bir vicdan azabı duymayınız.
17-Halen hoca iseniz, öğrencinize iyi bakın. Çünkü onlar sizin mezhebe, ideolojiye, cemaate tarikata veya mahalleye kazandırılması gereken kişilerdir. Onların gönlünü hoş tutun, herkesi sınıftan geçirin, şeker hoca olun. En azından onlar sizin partiye oy verecek müstakbel seçmenlerdir. Gerisi boş..Benim tanıdığım bütün ideoloji mensubu hocalar, mütedeyyin zatlar, cemaat ve tarikat mensupları, siyasi ikbal peşinde olanlar hiçbir zaman öğrencilerini sınıfta bırakmadılar. Bu tecrübe yeter de artar bile..
18-Bütün bunları dikkatli bir şekilde uygularsanız bu dünyada başarılı olmanız, öteki dünyada da cennete girmeniz kesindir. Şayet olur a bunlar olmazsa benim iletime durumu bildiren bir yazı gönderiniz. Yeni tavsiyelerim olabilir.
Başarılar diliyorum..
 Harun Anay/Ağustos 2013
---

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.