27 Kasım 2013 Çarşamba

KUR’AN-I KERİM’den Bir AYET ÇEVİRİSİ




KUR’AN-I KERİM’den BİR AYET ÇEVİRİSİ

Türk düşüncesinden bahsedebilmek için, mutlaka Türkçe’nin tarihini ve geçirdiği aşamaları bilmek gerekir. Özellikle de DİN DİLİMİZİN DURUMU hakkında ihtisas sahibi olmamız şarttır.

Bu açıdan bakınca, Kur’an-ı Kerim ve hadislerin yanı sıra dinle ilgili eserlerin Türkçe’ye nasıl tercüme edildiği üzerinde yoğunlaşmak ana ilgi alanlarımız arasında yer almalıdır.

Din dilimizin tarih boyunca geçirdiği aşamaları ve Cumhuriyet döneminde yapılan Kur’an-ı Kerim tercümelerinin durumu hakkında fikir vermek amacıyla bundan önce, ‘Fatiha Suresi’nin Çevirisi’ ve ‘Besmele’nin Türkçe Tercümeleri’ başlıklı iki yazı yayımlamıştım.

Bunların devamı olmak üzere, Araf Suresi’nin (Kur’an-ı Kerim, 7. sure) 31. ayetinin Türkçe’ye nasıl çevrildiğine dair örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Aşağıdaki örnekleri okurken, özellikle şu hususlara dikkat etmenizi rica ediyorum:

-On beşinci yüzyıl başlarında Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i Türkçe’ye çeviren Muhammed bin Hamza’nın dilinin sadeleğine;

-Muhammed bin Hamza’nın İSRAF kelimesinin Türkçe karşılığını kullanmasına;

-Cumhuriyet Dönemi’nde yapılan tercümeler arasındaki KAYNAKLIK İLİŞKİSİNE (:çevirilerin birbirine benzeyişine);

-Cumhuriyet Dönemi’nde yapılan bazı çevirilerde Muhammed bin Hamza’dan daha çok Arapça kelime bulunuşuna;

-Cumhuriyet Dönemi’nde yapılan bazı çevirilerin Türkçe cümle yapısından ne kadar çok uzaklaştığına;

-Cumhuriyet Dönemi’nde yapılan bazı çevirilerin, DİN DİLİMİZE KATKILARININ ÇOK AZ OLUŞUNA veya hiç katkı yapmayışlarına;

Dini düşünceyi reforme etme, tecdide tabi tutma, ıslah ve ihya etme iddiasında bulunan ya da ictihat peşinde koşan bazı bilginlerimizin bir tek ayetin tercümesinde bile ictihat yapamayışlarına;

AŞAĞIDAKİ TERCÜMELERİ OKUDUKTAN SONRA, Türkçe’nin ve din dilimizin başına gelenlere AĞLAYACAĞINIZI, en azından İÇİNİZİN SIZLAYACAĞINI, sanıyorum. Bu gibi konularda büyük bir uyanış yaşamamız için, yılın belirli bir zamanının MİLLÎ AĞIT GÜNÜ ilan edilmesi teklifime ne dersiniz?

Birlikte okuyalım efendim:

A-MUHAMMED BİN HAMZA’NIN TERCÜMESİ

‘İy Âdem oğlanları! Dutun bezegünüzi, ‘Her bir namaz kılacak yirde ya’nî yalıncak tavâf eylemen; namazda hoş ton geyün, hoş koku dutun. Dakı yin, dakı içün; dakı orandan geçürmen; bayık Ol, sevmez orandan geçicileri’
(Bakınız: Muhammed bin Hamza, XV. Yüzyıl Başlarında Yapılmış Kur'an Tercümesi, haz. Ahmet Topaloğlu, İstanbul-1976, Kültür Bakanlığı Yayınları, c.1, s.114/31).

KELİMELER:
Bayık: Çünkü, zira.
Beze: Süslemek, güzel ve hoş göstermek; donatmak, süslemek.
Bezek: Süs, zinet.
Dakı: Ve, ile, çünkü, zira, dahi vs.
Oran: Had, sınır, ölçü.
Orandan geçmek: Haddi aşma, azgınlık, taşkınlık.
Orandan geçürmek: İsraf etmek, saçıp savurmak.
(Bakınız: Muhammed bin Hamza, XV. Yüzyıl Başlarında Yapılmış Kur'an Tercümesi, haz. Ahmet Topaloğlu, İstanbul-1978, Kültür Bakanlığı Yayınları, c.2 (Sözlük).

B-CUMHURİYET DÖNEMİNDE YAPILAN KUR’AN-I KERİM TERCÜMELERİNDEN ÖRNEKLER

1-‘Ey Âdemoğulları! Her mescidde zinetinizi alınız, yeyiniz ve içiniz ve israf etmeyiniz. Allah israf edenleri sevmez’
(Bakınız: Osman Râşid Efendi (vdğrl), Tercümeli Kur’an-ı Kerim, İstanbul-1927, s.127/31) (Osmanlı Türkçesi’ne çeviri).

2-‘Ey Âdemoğulları! Her secde yerine varışta süslerinizi de  birlikte alın. Yiyin, için, yalnız saçıp savurmayın. Çünkü Allah saçıp savuranları sevmez’
(Bakınız: İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Kur’an, Ankara-1957, s.123).

3-‘Ey Âdem oğulları, her mescid huzurunda zinetinizi alın (giyin). Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü O (Allah) isrâf edenleri sevmez’
(Bakınız: Hasan Basri Çantay, Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm, İstanbul-1981, c.1, s.219/31).

4-‘Ey Ademoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yiyin için fakat israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez’
(Bakınız: Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay, Kur’ân-ı Kerîm ve Türkçe Anlamı (Meâl), Ankara-1961, Diyanet İşleri Başkanlığı, c.1, s.153/31).

5-‘Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat asla israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez’;
(Bakınız: Ali Özek, Hayreddin Karaman, Ali Turgut, Mustafa Çağrıcı, İbrahim Kâfi Dönmez, Sadrettin Gümüş, Kur’ân-ı Kerîm ve Türkçe Açıklamalı Meâli, Medine-1992, s.153/31).

6-‘Ey âdemoğulları! Tüm mescitlerde süslü, güzel giysilerinizi kuşanın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez’;
(Bakınız: Yaşar Nuri Öztürk, Surelerin İniş Sırasına Göre Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe Çeviri), İstanbul-2000, s.67/31).

7-‘Ey Âdem oğulları! Her  mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin. Yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.’
(Bakınız: Döndüren, Hamdi, İnsanlığa Son Çağrı, Kur’ân-ı Kerîm, Meal, Tefsir, Ansiklopedik İndeks, İstanbul-2003, c.1, 265/31).

8-‘Ey Âdem evlatarı! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan ilbiselerinizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez’;
(Bakınız: Suat Yıldırım, Kur’ân-ı Kerîm’in Açıklamalı Meali, İstanbul-2003, s.153/31).

9-‘Ey Âdem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin için; fakat isrâf etmeyin; çünkü O, isrâf edenleri sevmez’;
(Bakınız: Süleyman Ateş, Kur’ân-ı Kerîm ve Yüce Meâli, İstanbul-2012, Hayat Yayınları, s.153/31).

ÖNEMLİ NOT: Yukarıda alıntı yapılan eserler, tarih sırasına yaklaşık olarak dizilmiştir. Verilen baskı tarihleri, eserlerin ilk baskılarını veya yazıldıkları tarihleri göstermemektedir.

Harun Anay/26.11.2013.
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
linkedin.com/HarunAnay
academia.edu/HarunAnay
----

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.