ARAF DİNDARLIĞI
Ülkemizde onlarca yıldır, sahte gelişme anlayışı ve sahtekar
ilerlemeciler tarafından KÖY HAYATI ve KÖYLERDE (TAŞRADA, KÜÇÜK ŞEHİRLERDE)
YAŞAYAN İNSANLARIMIZ KÜÇÜMSENDİ. Bu faaliyeti yürütenler, başta eğitim-öğretim
kurumları olmak üzere, Diyanet'i, gazeteleri, dergileri, radyoları,
televizyonları bu çirkin amaçları için kullandılar.
Bütün bu saldırılar altında savunmasız kalan insanlarımız sahte teşviklere kanıp BÜYÜK ŞEHİRLERİ ve
büyük şehirlerde olup biten herşeyi bir tür CENNET gibi TASAVVUR ETMEYE
BAŞLADILAR. On milyonlarca insanımız GEREKSİZ BİÇİMDE BÜYÜK ŞEHİRLERE AKIN
ETTİ. Malesef bunların büyük bir kısmı aç susuz, sefil halde hayat sürdüler,
köylerine de dönemediler. İki arada bir tepede kaldılar.
İşte bu insanların oluşturduğu
kültürün MUSİKİ'deki adına bazı kişiler ARABESK MÜZİĞİ diyorlar; Bu insanların
büyük bir kısmının DİN ANLAŞIYLARINA ve DİNİ YAŞAMLARINA da buna uygun olarak
ne Cennet'te ne Cehennem'de anlamına gelmek üzere ARAF DİNDARLIĞI diyebiliriz.
ARAF DİNDARLIĞI'na mensup olanların büyük bir kısmı köylerindeki görgüyü de
kaybettiler, görgüsüzleştiler; köylerindeki estetik zevki de kaybettiler
kabalaştılar, köklerinden koptular köksüzleştiler, köylerinde binlerce yıldır
dantela gibi işlenen ahlak'a dayanan dindarlık yerine YAĞMACI DİNDARLIĞI ana
istikamet olarak benimsediler. DİNDARIMSILARIN ve sahte İSLAMCILARIN büyük bir
kısmı bu kaynaktan beslenmektedir.
Orta okul ve lise yıllarında
hakim propagandanın tesiriyle ben de bir ölçüde KÖY HAYATINDAN RUHEN KOPMUŞTUM.
SADECE ÇARESİZ KALINCA KÖYDE YAŞANABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDUM. Rahmetli babam
AHMET ANAY'ın çocuklarına ve hanımına karşı verdiği KAHRAMANCA AİLE İÇİ
MÜCADELE SONUCUNDA KÖY HAYATI'na yeniden ısınmaya başladım.
Köy'e yeniden ısınmaya başladıkça
farkettim ki, KÖY'ün, KÖYLÜ'nün, TAŞRA'nın, DAĞLARIN, BAĞLARIN, AKRABALARIN,
TANIDIKLARIN, YÖRÜKLERİN, GÖÇEBELERİN, EVCİL HAYVANLARIN, BAHÇELERİN,
ÇİÇEKLERİN, çocukluk arkadaşlarımın, YAPRAKLARIN, TOZUN, TOPRAĞIN, ÇAM
AĞAÇLARININ ve daha nicelerinin bana kazandırdığı çok şey var. Bunlar bana
insanlığı öğretiyor; bunlar beni insan yapıyor, bunlar bana bu dünyada iken
CENNET'İ yaşatıyor, bunlar bana hayattan zevk almayı öğretiyor, bunlar bana
mutluluk öğretiyor, bunlar bana küçük şeylerden mutlu olabilmenin sırrını ilham
ediyor. Nihayet bunlar bana, HAYAT BOYU AHLAK MÜCADELESİ VERMEYİ, AHLAKSIZ BİR
DİNDARLIĞIN BEŞ PARA ETMEDİĞİNİ ÖĞRETİYOR.
Bütün bu sebeplerle, hayali de
olsa zaman zaman aklımdan, mümkünse herkesin, mümkün değilse çocukların ve
gençlerin hayatları boyunca birkaç ay da olsa KÖY HAYATINI YAŞAMALARI ve
KÖYLER'de HAYAT SITAJI YAPMALARINA DAİR fikirler geçiyor.
Bütün bunları, MERSİN'in GÜLNAR
İLÇESİ'nin ÇUKURASMA KÖYÜ'nün ANAY MAHALLESİ'nde tatilimi geçirdiğimden dolayı
mutlu olduğumu ifade etmek için yazıyorum. Benimkisi bir HAYAT SITAJI. Köyüme
gelerek, büyük şehirlerde yılın onbir ayı KİRLENEN ZİHNİMİ, BEDENİMİ, AHLAKIMI
ve İNANÇLARIMI TEMİZLEMEYE ÇALIŞTIM, ÇALIŞIYORUM. Bir anlamda ARAF
DİNDARLIĞI'ndan kirlerinden kendimi paklamaya ve HAKİKİ DİNDARLIĞA dönmeye
çalışıyorum.
Bakalım gelecek yıl bu vakitlere
erişmek kısmet olacak mı? Bakalım gelecek yıl bu vakitlere doğru ne kadar
kirleneceğim? Bakalım gelecek yıl bu vakitler yine köyüme gelmek kısmet olursa
yine bugünlerdeki gibi kendimi TAPTAZE, UMUTLARLA DOLU, MUTLU, TEPEDEN TIRNAĞA
ENERJİ DOLU, zalimlere karşı BİR MİLYON YIL DÖVÜŞMEK İSTEYEN, bir an önce
KİTAPLARINA kapanmayı gözleyen ve ÖĞRENCİLERİNİN GÖZLERİNİN İÇİNE BAKMAK
HASRETİYLE YANIP TUTUŞAN BİR ANSAN olarak hissedebilecek miyim?
KİM BİLİR?
Sadece Rabbım bilir.
Sadece Tanrı'm bilir.
Sadece Allah'ım bilir.
Sadece O bilir.
---
Harun Anay/09.09.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.