Türkiye'deki SURİYELİ SIĞINMACILAR MESELESİ
Bildiğiniz gibi Türkiye'de, özellikle güney
bölgelerimizde büyük bir SURİYELİ SIĞINMACI SORUNU YAŞIYOR. BİR MİLYON'dan
FAZLA SURİYELİ ÜLKEMİZDE, her tarafa dağılmış durumda. İstanbul'un merkezi
yerleri bile, SURİYELİ DİLENCİLERDEN geçilmez oldu. Ayrıca, FUHUŞ vb. pis
işlerin de arttığını duyuyoruz, okuyoruz. Suç oranları da artmış durumda.
Suriyelilerin bu kadar
fazla ve kötü bir şekilde ülkemize gelmeleri ve sorun haline gelmelerinin en
önemli SEBEBİ ve SUÇLUSU, PALAVRACI SİYASETÇİLERDİR. Hiç gereği yokken, BÜTÜN
SURİYE HALKI'nı TÜRKİYE'ye DAVET ETTİLER.
YALANCI PEHLİVANLIĞI
GÖRÜYOR MUSUNUZ? İnsan bu akıldaki bireylerle aynı atmosfer içinde yaşadığına
utanıyor, ben utanıyorum şahsen.
Halbu ki, OLMASI GEREKEN
şuydu: Sadece BÜYÜK SIKINTI İÇİNDE OLAN SURİYELERİ ÜLKEMİZDE geçici süreyle ve
belirli bölgelerde MİSAFİR ETMEK; gelen insanların İÇ HUZURUMUZU BOZMALARINI ve
ülkemize sorun teşkil etmelerini engellemek, bu konularda tedbirler almak.
Böyle yapma yerine,
SAÇMALIK TANRILARI, yalancı pehlivanlığı tercih ettiler. HERKESİ, HER
SURİYELİ'yi, SUÇ ÖRGÜTLERİNDEN FUHUŞ ELEMANLARINA KADAR HERKESİ ÜLKEMİZE DAVET
ETTİLER. Böylece ÜLKEMİZE BÜYÜK ZARARLAR VERDİLER, veriyorlar; belki de ONLARCA
YIL ÇÖZEMEYECEĞİ BİR SORUN İLE Türkiye'yi karsı karsıya bıraktılar, ülkemizin
ve milletimizin başını belaya soktular, kaynaklarımızı hepa ettiler.
En az bunlar kadar önemli
olan bir başka husus ise, PALAVRACI SİYASETÇİLERİMİZ, bütün Suriyelileri
Türkiye'ye davet ederek, SURİYE'deki REJİM MUHALİFLERİNİN GÜÇLENMESİNİ de
engellemiş oldular. Zira, yerli nüfus azaldı, DİRENMESİ GEREKEN İNSANLARIN
başka ülkelere kaçmasını sağlayarak, onların REHAVETE KAPILMALARINA SEBEP
OLDULAR.
PALAVRACI SİYASETÇİLER,
yaptıkları saçmalıkları örtmek için YALAN SÖYLEMEK ve BİZİM AKLIMIZLA ALAY
ETMEKTEN DE SIKILMIYORLAR. Şöyle cümleler kuruyorlar: 'Halkımız
misafirperverdir', 'Suriyeliler kardeşimizdir', 'Suriye ile Türkiye kardeştir',
'Türkiye'deki Suriyeler, MUHACİR'dir, biz ise ENSAR'ız', 'Ancak KIŞKIRTICI
AJANLAR SURİYELİLERE KARŞI ÇAKABİLİR' vs. vs. vs
Bu türden ifadeler ve
savunmalar, BİLDİK DİNDARIMSI SİYASETÇİ PALAVRALARI ve DİN İSTİSMARLARIDIR.
Biz, ülkemizin zor
durumdaki komşu halklara mensup olan insanlara yardım etmesine karşı
çıkmıyoruz, MECBUR İSELER ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR HERKESE YARDIM ETMELİYİZ,
fakat Türkiye'ye gelenlerin BÜYÜK BİR KISMI MECBURİYETTEN DEĞİL, DAVET
EDİLDİKLERİNDEN DOLAYI ÜLKEMİZE GELMİŞLERDİR, GELİYORLAR.
Bu değerlendirme ve
görüşlerim, IRAK'ta IŞİD Zulmüne maruz kalan, YEZİDİ'ler için asla söz konusu
değildir; zira YEZİDİLER tam da benim dusundugum biçimde HAKİKATEN ZOR DURUMDA
KALMIŞLARDIR, iyi planlanması halinde bunlara ülkemizin KUCAK AÇMASINI
ALKIŞLIYORUM.
Öte yandan, aynı
misafirperverlik, NİÇİN IRAK TÜRKMENLERİ'ne gösterilmiyor diye sormaktan da
kendimi alamıyorum.
---
Harun
Anay/16.08.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.