26 Şubat 2014 Çarşamba

BİYO-TIP ETİĞİ ve HUKUK





BİYO-TIP ETİĞİ ve HUKUK

Ahlak, başlangıcından itibaren felsefenin en önemli dalları arasında yer alır. Bundan dolayı, gere Batı gerekse İslam düşüncesi tarihinde yazılmış binlerce ahlak felsefesi metni bulunmaktadır.
İnsan psikolojisi, insanın melekeleri, iyilik, kötülük, erdem, ana erdemler, erdem çeşitleri, reziletler, ana reziletler, rezilet çeşitleri, din-ahlak ilişkisi, siyaset-ahlak ilişkisi, mutluluk, ahlakın kaynağı ve sevgi kavram ve meselelerin XX. yüzyılın ortalarına gelinceye kadar ahlak felsefesiyle ilgili kaleme alınan eserlerde en çok işlenen konular olduğunu ifade edebiliriz.

Asırlardır felsefenin içinde yer alan tıp, siyaset, psikoloji, sosyoloji ve biyoloji gibi alanların felsefeden ayrılması, yeni bilimlerin kurulması, XVIII. yüzyıldan itibaren sanayileşmenin bütün dünyaya yayılması, toplumların muhtelif alanlardaki sorunlarının daha önceki tarihlere nisbetle farklılaşması, özellikle fen bilimlerinde ortaya çıkan büyük gelişmeler ve nihayet daha çok dini öğretilere dayanan ahlak sistemlerinin büyük eleştirilere maruz kalması ve insanlar üzerindeki etkilerinin zayıflamasıyla büyük ahlaki sorunların ortaya çıkması gibi sebeplerle, XIX. yüzyılın ortalarından ahlak felsefesinin içine yeni konuların dahil edilmesi mecburiyeti doğmuştur. Bu yeni tartışma konuları, genel olarak, PRATİK AHLAK, ya da UYGULAMALI AHLAK başlığı altında ifade edilmektedir.

Hukuk felsefesi ve metodolojisi alanlarında yaptığı araştırmalarından dolayı yakından takip ettiğim, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü’ne bağlı Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi DOÇ.DR. SEVTAP METİN’in BİYO-TIP ETİĞİ ve HUKUK başlığı altında yayımladığı kitap, işte ahlakın bu pratik/uygulamalı alanına girmektedir (İstanbul-2010, XII Levha Yayıncılık, XIX, 579 s.).

Sevtap Metin’in kitabı, adından da anlaşılacağı üzere biyoloji-tıp-ahlak ve hukuk’un kesiştiği konuları içermektedir. Dört farklı alanda bilgi edinmeyi zaruri kılan konuları öğrenmek, araştırmak ve bir akademik incelemede işlemek, her araştırmacının cesaret edebileceği bir iş değildir. Buna rağmen yazar, ele aldığı meseleleri tatmin edici bir şekilde tartışmayı ve tartıştığı konuları da ustalıkla neticeye ulaştırmayı başarabilmiştir. Bu açıdan kitabın, biyo-tıp ahlakı ve içerdiği konulara ilgili duyanların gözardı edemeyeceği değerde bir çalışma olduğu rahatlıkla ifade edilebilir.

Kitabın Giriş kısmında, araştırmanın gerekçesi ve kavramsal çerçeve belirlenmeye çalışılmıştır. Hemen ardından gelen ve ‘Biyo-Tıbbın Sosyo-Kültürel ve Ahlaki Temellendirilmesi’ başlıklı birinci bölümde; İslam Dini’nde hayatın nasıl başladığı, Semavi Dinler’de kürtaj’a nasıl bakıldığı, organ nakli, ötenazi, biyo-tıp alanındaki ahlak kuramları, biyo-tıp ahlakının temel ilkeleri gibi konular işlenmektedir.

Eserin, ‘Biyo-Tıp Etiğinin Kapsama Alanındaki Hayatın Başlangıç ve Sonuna İlişkin Temel Konular’ başlıklı ikinci bölümde ise; hayatın başlangıcıyla ilgili meseleler, kürtaj, gen analizleri, hayatın sonu’na ilişkin sorunlar, ötenazi, ötenazi türleri ve nihayet ölüm konuları ele alınmaktadır.

‘Biyo-Tıp Meselelerinin Adalet ve Hukuk Boyutu’ başlıklı üçüncü ve son bölümde ise; Tıp kaynaklarının dağıtımında hak ve adalet, ahlakla ilgili kurullar, biyo-teknolojinin yasal zemine oturtulması mecburiyeti, hukuk açısından ötenazi ve insan üzerinde deney yapmanın suç teşkil etmesi gibi alt başlıklar bulunmaktadır.



---

Harun Anay/26.02.2014
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
facebook.com/HarunAnay
twitter.com/HarunAnay
---


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.