20 Eylül 2013 Cuma

Yeni Öğretim Yılı Başlarken ÖĞRENCİLERİME özel NOTLAR (22-23)




Yeni Öğretim Yılı Başlarken ÖĞRENCİLERİME özel NOTLAR (22-23)

22-Düşüncenin ve ilmin başı MERAK DUYGUSU’dur. Bundan dolayı bütün eğitim-öğretim sistemimizin ve sizlerin ana amacı, amaçların amacı merak duygunuzu geliştirmek olmalıdır. Bu duygumuzu geliştiremezsek; yeni bilgiler ve düşünceler üretemeyeceğimiz gibi daha önce geliştirilenleri bile öğrenip anlayamayız. Bu açıdan bakıldığında, sadece bilge, düşünür ve bilim insanlarının değil malumat toplayıcılarının bile yaptıkları işleri yönlendiren hakiki etkenin merak duygusu olduğu söylenebilir. Fakat, üzülerek belirteyim ki, ülkemizde faaliyet gösteren eğitim-öğretim kurumlarının ve bu kurumlarda görev yapan hocaların büyük bir kısmının öğrencilerimizin merak duygularını geliştirme amaçları yoktur, ya da varsa bile çok azdır. O halde sizlerin öğrenim dönemiz boyunca; aldığınız dersleri, okuduğunuz kitapları, hocalarınızı, tanıdığınız yazarları ve örnek almak istediğiniz kişileri merak duygunuzu geliştirip geliştirmediklerine göre değerlendirmelisiniz. Şayet onlar, merak duygunuzu geliştirme yerine köreltiyorlarsa, ya da merak duygunuzu kamçılamıyorlarsa, veya bir şeyi öğrenince başka bir şeye doğru sizi yönlendirmiyorlarsa, -eğer yapabilirseniz- rahatlıklıkla onları göz ardı edebilirsiniz; en azından onların, peşinde koşmanız gereken kişiler ve bilgiler olmadığı kanaatine hiç düşünmeden varabilirsiniz.

23-Merak duygunuzu geliştirebilmek için pek çok yöntem kullanmalısınız. Sadece bir tavsiye, bir kitap veya ders herkese kafi gelmeyebilir. Bu duygunun öğrencide ileri düzeyde oluşabilmesi için size önerebileceğim basit çözümlere de sahip değilim. Bu eksikliğimden dolayı lütfen beni bağışlayınız. İnsanın doğumundan itibaren bu duygunun gelişimi için çaba sarfetmek gerekir. Anne-babaların, öteki aile bireylerinin, akrabaların, okul öncesi eğitim verenlerin, ilk ve orta öğretimde görev yapan öğretmenlerin, medyanın ve insan üzerinde etkili olan daha neler ve kimler varsa, onların hepsinin çocuklarımızda ve gençlerimizide bu duygunun gelişmesi için çaba sarfetmeleri halinde istenilen sonuca ulaşılabilir. Anılan kurum ve kişilerin çocuklarımızda ve gençlerimizde merak duygusu oluşturmak hususunda büyük eksikleri olduğunu yakından biliyorum. Sayıları yetersiz de olsa; büyük bilim insanları, tarihçiler, iktisatçılar, hukukçular, ilahiyatçılar, siyaset bilimcileri, toplumbilimciler, mühendisler, kimyacılar, fizikçiler, biyologlar ve felsefeciler (vb.) yetiştirmemize rağmen, MERAKLI İNSAN YETİŞTİRMEKTE malesef ÇOK BÜYÜK SORUNLARIMIZIN OLDUĞUNU ifade edebilirim.

Bu durumda, ne yapmalıyız?

Şimdiye kadar merak duygumuz tam gelişmedi ise veya içinden geçtiğimiz veya geçmekte olduğumuz öğrenim sürecinde sorumluluk taşıyanlar bizde böyle bir duygunun gelişmesi hususunda yeterli gayreti göstermediler ise, hayata küsmemeliyiz.

Merak duygusunu geliştirmenin önemini anladığımız andan itibaren ‘SANKİ YENİ DOĞMUŞUZ DA HER İHTİYACIMIZI KENDİMİZ KARŞILAYACAKMIŞIZ GİBİ’ çareler aramalıyız. Herkes, kendisinde bu duygunun nasıl geliştirilebileceğiyle ilgili düşünmeli ve uygulamalar yapmalıdır.

Böyle bir arayışa girecekseniz, aşağıdaki maddeler az da olsa size yardımcı olabilir:

-Merak duygusu gelişmiş olan insanları tanıyarak onlardan istifade edebilir, onlarla bu konuda sohbetler edebilir, onları gözlemleyebilir ve kendinize örnek alabilirsiniz;

-Şayet düşünmeyi öğrenmek için kendinize örnek bir şahsiyet seçtiyseniz, onunla bu konularda konuşabilirsiniz, onun öğütlerine göre hareket edebilirsiniz;
-İlim ve düşün insanlarının, sanatçıların ve iz bırakmış siyasetçilerin hayatları hakkında kitaplar okumak size yardımcı olabilir;

-Büyük keşiflerde ve icatlarda bulunan kişilerin hayatlarını ve çalışmalarını incelemek size yardımcı olabilir;

-Merak duygusuyla meşhur olan kişilerin hayat hikayeleri ve anılarını okumak size yardımcı olabilir;

-Sinema, tiyatro, roman ve hikaye gibi sanat unsurlarından yararlanabilirsiniz;

-Her konuda olduğu gibi merak duygusunun gelişmesi de belirli bir düzeyde usta-çırak ilişkisine bağlıdır. Bu yüzden merak duygusu gelişmiş birinin nezaretinde pratik yapmak size yardım edebilir;

-Eğer İslam’a inanıyorsanız, Kur’an-ı Kerim’i dikkatli bir şekilde okumak size çok yardımcı olabilir; özellikle insanı düşünmeye ve incelemeye teşvik eden ayetler, sizin sınırsız bir merak duygusuna sahip olmanıza yol açabilir;

-İslam tarihinin ilk dört-beş asrını incelemek bu konuda size yardımcı olabilir. Büyük bir bilgi ve düşünce birikimine sahip olmayan ilk dönem müslümanlarının, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Muhammed’in oluşturduğu MERAKLI İNSAN sayesinde çok kısa sürede ne kadar yüksek bir medeniyet seviyesine ulaştıklarını okumak ve anlamak, GELİŞMENİN ANA KAYNAĞININ MERAK DUYGUSU OLDUĞU hususunda sizi ikna edip harekete geçirebilir;

-İslam tarihinin ilk döneminde Hz. Muhammed’in sözlerini (:hadisler) toplamaya çalışan insanların MERAK DUYGULARININ NE KADAR İLERİ DERECEDE OLDUĞUNU öğrenmek iyi bir örnek olabilir;

-İslam ve Türk tarihinden; Ebu Reyhan el-Birûnî, Fatih Sultan Mehmet, Katip Çelebi, Evliya Çelebi, İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Reşat Ekrem Koçu ve Hilmi Ziya Ülken gibi bilim, düşün ve siyaset insanlarının hayatlarını ve yaptıklarını incelemek yararlı olabilir;

-Bütün medeniyetleri örnek almak mümkün olmakla birlikte, özellikle Avrupa medeniyetinin 14. yüzyıldan sonra yetiştirdiği merak duygusu gelişmiş kaşiflerinin, mucitlerinin, bilim insanlarının, düşünürlerinin, filozoflarının ve sanatçılarının hayatlarını incelemek, yaptıklarını öğrenmek ve onlardan dersler çıkarmak yardımcı olabilir;

Çok dedi kodu yapmak ya da insanların özel hayatlarını araştırmak yerine, merak duygumuzu bilim ve düşüncede kullanabilsek, ne kadar iyi olur değil mi?

Sevgili öğrencim, gözümün nuru, gönlümün ışığı, hayat umudum!

Kağıt mendil satın almak için harcadığımız vaktin yarısı kadarını merak duygumuzu geliştirmeye ayırmıyoruz.

Niçin dersiniz?

İtiraf edeyim, merak duygumun yeterli olup olmadığını düşününce bazen kendimden utanıyorum.

YA SEN?

YA SİZ?

YA KIZ ÖĞRENCİLERİM?

YA ERKEK ÖĞRENCİLERİM?

Harun Anay/20.09.2013.
harunanay.blogspot.com
facebook.com/hasimharun.anay
twitter.com/HarunAnay
---

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.